Yerli tohum insanlığın en önemli metalarından biri olagelmiştir. Günümüzde bu özelliği daha da perçinlenmiş, artık ülkeler için vazgeçilmez bir güvenlik meselesi ve gelecek tahayyülünün bir parçası olmuştur.
Günümüzde tarım ve tarımın temelini oluşturan tohumculuk stratejik bir sektör durumundadır. Tohumculuk artık ülkelerin kendi yeterliliğinin hatta özgürlüğünün anahtarı olarak görülebilmektedir. Güçlü bir tohum politikası olmayan ülkelerin tarımsal alanda ilerleyebilmesi oldukça güçtür.
Türkiye hem iklim koşulları hem de konum olarak tohum yetiştiriciliği açısından oldukça uygun bir ülkedir. Bu durumu son zamanlarda iyi değerlendirip tohumculuk ve tarımsal üretim alanında önemli gelişmeler yaşanmıştır.
Ülkemizin en büyük hazinelerinden olan yerli tohumların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi açısından yerli tohumun stratejik değerinin bilincinde olan çalışmalarıyla özel sektör ve devlet kurumları, bu konuda hem yasal hem de bilimsel olarak yoğun çalışmalar yürütmektedir. Ancak bu çalışmalar daha da ileri boyutlara taşınmalıdır.
Eskişehir’de doğal kaynakların korunması ve bozulan ekolojik dengenin yeniden tesisi, sürdürülebilir tarımın, yaşatılması, biyolojik çeşitliliğin devamı, Eskişehir çevresine has, tohumların, korunması ve geliştirilmesi ve organik tarım yapılması, hususları üzerinde geçmişte, pek çok çalışma yapıldı. Ancak arzu edilen sonuç alınamadı.
Nihayet Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından "Bir avuç tohum, bir ömür bağımsızlıktır" sloganıyla, Yerel Tohum Merkezi’nde üretilen binlerce yerel tohum Beylikova, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar ilçelerindeki dağıtımlarla birlikte vatandaşlarla buluşacak.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yerel Tohum Merkezi’nde üretilen ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde düzenlenen tohum takas şenliklerine gönderilen tohumlar, 12 kırsal ilçedeki vatandaşlarla buluşuyor.
Sivrihisar Belediye Başkan Sayın Habil Dökmeci, "Üreten, paylaştıkça çoğalan Yerel Tohum Merkezimizde üretilen tohumlarımız, üreticilerimizle buluşuyor. Güçlenerek üretilen tohumlarımızı, geleceğe aktarıyoruz. Bizlere her anlamda destek olan, tarıma ve üretime katkı sağlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim." şeklinde konuştu.
Geliştirilen tohumlarda Sivrihisar’ da yetişen Kepen’in, lahana ve pırasası, Koçaş’ın patlıcanı, Geçek’in üzümü, Dümrek’in, nohudu, Okçu fasulyesi, Günyüzü’nün kavunu, İstiklâlbağı mercimeği ve mülk’ün soğanı ve diğer ürünlerin kendilerine has özellikleri ve damak zevkleri olan ürünler var mı bilmiyoruz. Ancak bölgeye has bu ürünlerin de korunması projeye daha da zenginlik kazandıracaktır.
Her şeye rağmen Büyükşehir tarafından geliştirilen yerli tohumlarlar ile ilgili çalışmalar önemli bir gelişmedir. Ancak Türkiye’nin yerli tohum üretecek, daha da geliştirecek imkân ve olanakları da vardır.
Türkiye’nin 30 adet Ziraat Fakültesi, 50 adette Tarım Araştırma enstitüsü var. Binlerce de işsiz Ziraat Mühendisimiz mevcut. Ama diğer ülkelerden tohum ithal etmek zorundayız.
Türkiye her alanda olduğu gibi, tarımda da kendi teknolojisini üretmek ve istihdam yaratmak zorundadır. Çünkü ülkemiz insanın büyük bir bölümü, hala kırsal kesimde ikametgâh etmektedir. Küçümsenmeyecek ölçülerde de tarım alanlarımız, Ziraat Fakültesinde yetişmiş ziraat mühendislerimiz var.
Aslında tarım alanında araştırma yapabilecek, eğitimli gençlerimiz de var ama kendilerine yeterli imkân verilemediği için, arzu edilen yarar sağlanamıyor. Buna rağmen de istenen seviye olmasa da özel sektörde, hibrit f1. Sebze tohumu üreten şirketlerimiz mevcut. Bu şirketlerimiz biber, domates, patlıcan, marul, kabak ve vb. sebze tohumu üretmektedir.
İsteriz ki Eskişehir’deki Ziraat fakültesi, Tarım İl Teşkilatı, özellikle de Anadolu Tarım Araştırma Enstitüsü, bölgesel ürünlerimiz üzerinde, araştırma yapsın ve daha da geliştirsin. Çünkü Eskişehir’de bölgesel özellikleri taşıyan ve diğer ülke ve bölgelerde yetişen ürünlerden daha da verimli, kaliteli ve lezzetli, ürünlerimiz var.
Ülkemizde mevcut tohumlar, “Yerel Tohum’, ‘Ata Tohumu’ veya ‘Köy Çeşitleri’ gibi farklı isimlerle adlandırılan bu tohumların, adaptasyon kabiliyetleri ve olumsuz çevre şartlarına toleransları yüksektir. Morfolojik olarak birbirine benzer olmakla birlikte çok farklı genetik yapıya sahip bitkilerden oluşmaktadır.
Yerli tohumlar, biyotik ve abiyotik stres şartlarına dayanıklı, verimli ve kaliteli çeşitlerin ıslahında önemli gen kaynağı olmaları nedeniyle yerel tohumlar tespit edilmeli, toplanmalı ve özellikleri belirlenerek muhafaza edilmelidir
Ülkemizin hemen hemen her ilinde, ilçesinde ve köyünde bile farklı ürün gruplarına ait yerel tohumlar bulunmaktadır. Çünkü ülkemiz, bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir coğrafyada, farklı iklim koşullarının etkisi altında bulunmakta ve yaklaşık 12 binden fazla bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.
Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü'nde 1988 yılında bitki genetik
kaynaklarının muhafazası amacıyla küçük çaplı bir tohum bankası kurulmuştur. Daha sonra aynı enstitü bünyesinde 2 Mart 2010 tarihinde açılan 300 bin örnek saklama kapasiteli Türkiye Tohum Gen Bankası modern binası ile hizmete girmiştir.
Yerli/atalık tohumlar binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış örnekler olduğundan yaşamın sürdürülebilirliği için birer genetik hazine. Dolayısıyla gıdanın güvencesi olan biyolojik çeşitliliği
desteklenmesinde tüm kesimlere görev düşmektedir Çünkü gıdanın ve insan yaşamının güvencesi olan biyolojik çeşitliliğin korunması ve daha da geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır.