BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSUNDA MANGALDA KÜL BIRAKMAYANLARA NE OLDU?

İmamoğlu soruşturmasıyla ilgili taraflı yayın yaptıklarını öne sürdüğü medya kuruluşlarını parmak sallayarak ‘reklamlarınızı izletirsem namerdim’ sözleriyle tehdit eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belirttiği medya kuruluşlarıyla aynı çatı altında olan şirketlere yönelik boykot çağrısı yaptı.

Özgür Özel, kuruluşlara bağlı bazı şirketlerin adını da açıklayarak ‘bu meydanı görürlerse görürler, görmezlerse dibi görecekler’ ifadelerini kullandı.

                                                           ***

Basına yönelik bu tehditleri gördükten sonra dedim ki birazdan CHP’nin kendi yöneticileri bile Özgür Özel’i topa tutarlar.

‘Ne yaptın Başkan? Bu söylediklerin bizim yıllardır savunduğumuz değerlere aykırı. Dün eleştirdiğimiz tavırları, bugün biz yaparsak ne farkımız kalır ne de inandırıcılığımız. Gel sen bir an önce özür dile.’

Ama nerde.

Tam aksine ülke genelinde CHP yöneticilerinin neredeyse tamamına yakını, Özel’in sözlerine destek verdi.

                                                               ***

Bu sefer de dedim ki Eskişehir’in CHP yöneticileri bu oyunu bozar.

En başta da CHP Eskişehir Milletvekili ve Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden biri olan Utku Çakırözer, basın yayın kuruluşlarına yapılan bu tehditlere karşı çıkar.

Ancak beklediğim yanıt bir türlü gelmedi.

Bu sefer joker hakkımı CHP’li diğer vekiller Jale Nur Süllü ile İbrahim Arslan’dan yana kullanmaya karar verdim ama sonuç yine hüsran oldu.

                                                                 ***

Dedim ki boş ver vekilleri; CHP’li belediye başkanlarımız var.

Her daim basın özgürlüğüne atıfta bulunan ve özellikle ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ geldiği zaman eline mikrofonu alıp bu konuda destan yazan Sayın Başkanlarımız, bu duruma kesinlikle karşı çıkarlar diye düşündüm.

Lakin bir kez daha yanıldığımı fark etmem ise uzun sürmedi.

Hatta bazıları bırakın karşı çıkmayı, açık açık boykot çağrısı bile yaptı.

                                                                 ***

Beklentilerim boşa çıksa da umudumu yine kaybetmedim.

Bu şehirde koskoca Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca var dedim.

Şimdi çıkar; Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın tehditlerine ve kendisine destek verenlere ağızlarının payını verir diye bekledim.

Ama ‘Ne bir ses ne de haber gelmiyor artık senden’ diyen Sezen gibi öylece kalakaldım.

                                                                 ***

Hülasa tüm bunları gördükten sonra en başta kendime kızdım.

Halet-i ruhiyemin sebebine gelince:

Yıllardır basın özgürlüğü konusunda nutuk atanlara nasıl da aldanmışım.

En ufak bir olayda muhalefete yakın medya kuruluşlarına baskı yapıldığını öne sürerek cansiparane savunmaya geçenlerin, yayın politikasını beğenmedikleri medya kuruluşları açık açık tehdit edildiğinde deve kuşu misali başlarını kuma gömeceklerinin nasıl da farkına varamamışım.

Ah şu benim saflığım ah…

Bunca yıllık tecrübeme rağmen siyasetçileri hala tanıyamamışım…