Kesin bir hükümün yalnızca hukuk çerçevesinde haklı ve haksız gözeterek, şahit bir hak yolu için yine iyilik adına kullanılmasını bekleriz. Hukukun temel amacı dahi iyiliğe ve güzelliğe hizmet etmek. Bu sistemin kuvvetinin bile bilakis iyileştirmek üzerine olduğunu görürüz. Peki neyi? diye sorduğumuzda, koşulları ve şartları. Ve yine tıpkı atılan en yegane temel taşı gibi  iyilik ve güzellik adına.  Bir kuvvet ekseni oluşturmanın temel prensibi. İyilik ve güzellik olmalı. Şu güne kadar gördüğümüz milyonlarca kuvvet ekseninin yegane amacının iyiliğe ve güzelliğe, faydalı bir yaşama hizmet ettiğini düşünsek. Ne kadar da başka bir yaşam olurdu değil mi? Evet milyonlarca kuvvet ekseni. Etrafımızda gördüğümüz aslında ne kadarda çok güç var. Öyleyse bu durumda sizce de ters giden bir şeyler yok mu? Gelişim için. İyilikten bahsediyorum . Azımsanmayacak kadar az bir gelişimden. Aslında güzellikten bahsediyorum. Dikilen binalardan değil o tuğlalardan bahsediyorum. Yürekten gelen ve oraya  konan tuğlalardan. Bir binayı bina yapan, taşlardan bahsediyorum. Betonda sırtüstü yere uzanmış bir direkten bahsediyorum. Ve o tuğlayı oraya koymak için. O binaya yapışmış bir inşa’dan. Tıpkı bir tuğla gibi. İyileştirmek adına. Koşulları ve şartları ve de her koşulda. Taşıma azmi olan bir inşa’nın en belirgin özelliğine baktığımızda, tarihten yola çıkarak bunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki. Dirayet. Peki bu dirayetin oluşmasının en yegane sebebi ?

İyileştirmek. Koşulları ve şartları.

Azımsanmayacak kadar kabiliyetli bir tarihin bugüne dek oluşturduğu en belirgin özellik taşıma azmi. İyiliğe, güzelliğe ve hakka sebat eden. Bu durumda dahi herhangi bir manipülasyon sağlamadan yalnızca duyurarak ve aktararak. Çok iyi biliyorlardı ki kolay yönetilebilenler onları hiçbir yere getirmez. Onlar için özümsenecek en  yegane amaç kolay yönetebilenler. Tuttuğu kılıcı, bastığı toprağı, ektiği tohumu. En harikulade bir şekilde .Kolay yönetebilmek.  Koşullar ve şartlar için. Ne olursa olsun yaptığı şeyi işin sonunda kolay yönetebilirlik. Eğitim ve çalışmak aynı kuvvet ekseninde. Ve bu taşların çıkmasının bir sebebi vardı. Kolay yönetilen bir nesil değil kolay yönetebilen bir nesil. Ağır bir zedeleme ile betonda sırtüstü yere uzanmış direklere, çare olabilen bir nesil. Tıpkı bir savaş gibi, tarih boyunca…  Bırakın bilakis dik durmayı, dik tutabilen bir nesil. Her koşulda ve şartta. Asıl inancı yüreğinde taşıyan.

Ve yine tarih boyunca , bunu çok iyi biliyorlardı ki iyilik dağılan ve yönetilemeyecek kadar güçlü olan sonsuz bir dirayettir.

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Aklını gönlünün değerleriyle yöneten insan, yaşamının efendisidir.

  • Doğan CÜCELOĞLU