Yorgun bir yolcu için çöldeki kum neyse, sessizliği sevene sürekli konuşan biri odur.

Almanya’da Dresden Rejeneratif Terapiler Araştırma Merkezi (Research Centerfor Regenerative Therapies Dresden) tarafından yapılan bir çalışma, bazı beyinsel aktivitelerin sadece sessiz ve sakin ortamlarda meydana gelebileceğini ortaya koydu.

‘Dünya çapında büyük başarılar kazanmış, değer ve hizmet üretmiş, örnek gösterilmiş, ilham alınmış sanatçılara, iş insanlarına, girişimcilere, yöneticilere dikkat et.

Krizler, hayatın baht dönümleridir.

Krizlerin yıkıma ve çöküşe dönüşmeleri an meselesidir.

Sağlıklı bir iletişimin en önemli unsuru önce kendini duyabilmektir.

İçimizdeki bilgeye de bilgiye de ulaşmak mümkündür.

Kendin diğerlerinden daha mı çok zarar verirsin sana?

O kadar mı güvenilmez birisin?

O halde başkaları neden güvensiz ki sana?

Dışarıya duyulan her ihtiyaç bir tuzaktır.

Seni senden bir adım daha uzaklaştıran, seni sana yabancılaştıran, potansiyelinden uzak düşüren bir tuzak.

Sabrın içinde olmayan tek şey şiddettir.

Sabrın içinde etkisizlik, tepkisizlik, eylemsizlik yoktur.

Sabır hem etkidir, hem tepkidir, hem eylemdir.

Şiddetsiz ama güçlü, tesirli ve sağlam bir yaşam duruşudur.’

Sabırlı insan ektiği gül tohumunun bitmesini durup beklemez. O tohumun vakti gelince zaten gül olarak biteceğini bilir. Bildiği için de toprağını sulamaya devam eder.

İnsan olmak güzeldir.

Milyonlarca öğrenilmiş toplumsal, sosyal ve kültürel normlara sahipsin.

Akıp geçen zamanı düşün. Gerçek şu ki insanlık ziyandadır.

Evrensellik ile ulaşan bir posta kutusunda uzunca bir solukla kaleme alınmış muhteşem bir eser. Tabi bu süratle soluk önemli.

Süratli bir şekilde ele alınmış soluklu bir eser. Yapmış olduğu eylem oldukça da etkili.

Milyonlarca kalem içerisinde tutup kendi kalemini arayan değişik bir yazar.

GÜNÜN SÖZÜ:

Her şey yerli yerine oturup işlemeye başladığında yapamayacağınız hiçbir şey yoktur.

·         AUDIE Kişisel Gelişim Ödüllü Yazarı