Mesele ne var olmak nede inanmadığın yerden savunmak hayatı.

İki çift bakışın dalga boyusu engebelerle çarpıştığı genişçe bir havzada yok olmak.

Asıl marifet varoluşun temelindeki yok oluş.

Yok olmayı önemserim. En çokta varoluş için.

Yaratılışın temelindeki varoluş ve yok oluşun. Zaman zaman. Birbiri ile olan son derece ahenk dolu uyumuna şahit olurum. Yok oluşun bir varoluş biçimi olduğunu görür var olmayı bilenlerin hiçlikle yüzleştiği o derin havzada nasılda yok olurcasına çabaladığına şahitlik ederim. Olurum ki bu dünyada şahit bir hiçlik uğruna.

Varoluşun temelinin her vakit yok oluş olduğunu bilirim. İzlerim derin derin. Yok olan her şeyi derin derin izlerim. Çünkü yok olmayı önemserim. Önemserim var olmayı bilenleri. Bir hiçlik uğruna.

‘Tasavvuf, insanın kalbidir. Kal işi değil, hal işidir.

Tasavvuf âlemdir, diğer âlemlerden öte.

Tasavvuf gaibin kapısıdır. O kapıdan giren gaibi görür.

Görmektir tasavvuf, görülmeyenleri.

Bilmektir, bilinmeyen her ne varsa.’

 

 

DAYAN TÜRKİYE

İşledi canıma her zerresi

Yıktı geçti ne varsa yıkılan

Bir göz işittim ki gün ağarmadan

Kanlar içinde bir gök kızıldan

İşledi en büyük hattat

Ya Allah ya Allah

Bir bakış ki suskun

O bir bakış ki çığlık

Bir muhtaçlık ki kızıldan

O bir gök ki Türkiye

Dayan Türkiye.

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Kalp ağrıdıkça ağarır,

Bir enkaz ki bağırır,

Gök kızıla boyanır,

Dayan Türkiye.