CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı, 6 Nisan Pazar günü Ankara'da yapılacak. CHP'nin kayıtlı 1323 delegesi, başta Genel Başkan olmak üzere 60 kişiden oluşan Parti Meclisi üyesi ve 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu üyesi için seçim yapacak.
CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı ile ilgili Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Sayın Av. Mehmet EKTAŞ, ülke içinde bulunduğu sorunların mevcut liberal politikalarla, ya da Dünyanın hiç bir yerinde başarılı olamamış "ütopik" sosyalist politikalarla çözülemeyeceği vurguladıktan sonra, “Kıymetini bilmediğimiz, kendini ispatlamış, milli bir ideolojimiz var, Kemalizm.” diyerek bir gerçeği kamuoyu ile paylaştı.
Ayrıca Sayın EKTAŞ, ”Kurultay, Atatürk'ü tarihi bir şahsiyet olarak seven ve sayanların değil, Atatürk'ün ilke ve devrimlerine "bütünlük" içinde sarılan, Türk Milleti demekten gocunmayan, Kemalist bir genel başkan ve yönetimiyle taçlanmalıdır. CHP olmadan Türkiye olmaz, Kemalizm olmadan, CHP olmaz. Kemalist olmayan CHP'li Yöneticilerden Türk Milletine umut olmaz.” dedi.
CHP, 21. Olağanüstü Kurultayı ile mutlaka yeni bir yönetimle, kuruluş ilklerine dönmelidir. Çünkü Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU, CHP Genel Başkanı olduktan sonra, ince bir strateji ile neredeyse üst düzey tüm yönetim kademelerini de arzu ettiği gibi dizayn etti.
Nitekim Sayın KILIÇDAROĞLU, Diyarbakır’da çıktığı kürsüden; “Biz eski CHP değiliz. 1930’ların, 1940’ların, CHP’si değiliz!” diyerek CHP’yi ne kadar değiştirmiş olduğunu anlatmaya çalışıyordu.
CHP, İzmir Milletvekillerinden Prof. Dr. Birgül Ayman Güler CHP’nin, 35. Olağan kurultayında alınan kararları, sert sözlerle eleştirdikten sonra, CHP’yi AKP ve HDP karışımına benzetti.
Sayın KILIÇDAROĞLU, Haber Türk TV’ de Dersim tartışmasına ilişkin açıklamalarında ise “Özür dilenmesi gerekiyorsa, bunu devletin yapması gerekiyor. Atatürk’ün kurduğu, Halk Fırkası’yla bugünkü Yeni CHP aynı değil, kendimizi yeniliyoruz” diyerek Atatürk’ ün partisi olmadıklarını söylemişti.
Sayın KILIÇDAROĞLU”nun, Dersim açıklamalarından sonra Sayın Onur ÖYMEN, “Atatürk döneminin üstelik kendi partisinin yöneticileri tarafından suçlanmasına tahammül etmemiz mümkün değildir. Herkes, artık tavrını ortaya koymalıdır. CHP'yi kimliğinden, köklerinden kopartmaya, kimsenin hakkı yoktur" diyerek tepki göstermişti.
CHP'li bir milletvekilinin TBMM makam odasının duvarındaki, Mustafa Kemal Atatürk resmini indirdiğine ilişkin iddiaları nedeniyle CHP'nin kamuoyunda tartışılmasına neden olmuştur.
CHP’nin Atatürk'ün, resmini indiren, milletvekilini değil de bunu kamuoyuna duyuran milletvekilini, kesin ihraç istemiyle, disipline sevk etmesi ile ilgili karar, parti tabanında ve kamuoyunda kabul görmedi.
Sayın KILIÇDAROĞLU döneminde, CHP’ de Atatürk’le ilgili gelişmeler kaygı vericiydi. O nedenle CHP’nin Anadolu teşkilatları, özellikle de Atatürkçü tabanı, Atatürk’ün CHP’sini yeniden hayata geçirmek için mücadele etmelidir.
CHP, Atatürk dönemindeki ilklerine dönmelidir. Çünkü ATATÜRK dönemindeki CHP, 1929-1938 yılları arasında, ağır sanayi üretimi %152 artarken, toplam sanayi üretimi %80 artmıştır. Kömürde %100, kromda %600, diğer madenlerde %200 artış olurken, demir üretimi 0’dan 180.000 tona çıkmış, şeker üretimi, 200 misli artmıştır. Ülkemizde, bu kalkınma hızına hiçbir iktidar hatta o günün şartları ile hiçbir ülke ulaşamadı.
Cumhurbaşkanı Sayın ERDOĞAN, "Şayet, Gazi'nin ömrü ve sağlığı en azından bir 10 yıl daha ülkeyi yönetmeye el verseydi, hiç şüphesiz 2. Cihan Harbi sonrası bambaşka bir Türkiye görecektik. Maalesef Gazi'nin vefatıyla bu fırsatı kaçırdık.” ded
Bugün dünyada ülkeler de sorunlarını Atatürk’ ün yöntemi ile çözüyor.
Dünyada COVİD-19 ve açlık korkusuyla, Köy Enstitüleri de dünyanın, yeni umudu oldu. ABD, Hindistan, Venezuela, Kore, gibi 100’ün üzerinde ülke "Atatürk Modeli" diye tüketimden, üretim toplumuna geçiş için Köy enstitülerini örnek alan uygulamalara başladılar.
Büyük Önder ATATÜRK hakkında, kim ne düşünürse, düşünsün Mustafa Kemal ATATÜRK, yalnız ülkemizin değil, 20.yüzyılın, dünya lideridir.
Rhode Island'daki Brown Üniversitesi'nde, "Emeritus Professor-Onursal Profesör Arnold Ludwig’ in, 18 yıl süren, "Liderliğin Doğası" çalışmasında, 1900-2000 yılları arasında yaşayan, 200 farklı ülkeden, 1941 lideri araştırmış. Ludwig bu amaçla "Politik Büyüklük Ölçeği" adını verdiği, puanlamaya dayalı bir ölçek geliştirmiş. Ayrıntılı bilgiye ulaşabildiği Roosevelt'ten, Churchill'e, Mao'dan Fidel Castro'ya, uzayan listedeki 377 lider arasında en yüksek puanı, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk alarak 20. Yüzyılın lideri olmuştur.
UNESCO ise Atatürk hakkında, “ Atatürk, uluslar arası anlayış, iş birliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.” tanımını yaptı
Ne yazık ki kendi değerlerimize, sahip çıkamıyor ve örnek almıyoruz ama Atatürk gibi değerlerimizi örnek almak, büyüklüğünü ortaya koymak ve dünyaya tanıtmak da yabancılara düşüyor..
Türkiye’nin Atatürk dönemindeki CHP’ ye, Atatürk’ ün ilklerine, fikir ve düşüncelerine, dünden, daha çok, bugün ve gelecekte ihtiyacı var. O nedenle de CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı’ da Atatürkçü yeni bir yönetimle, kuruluş ilkelerine dönmelidir.