İnanın birçok konuyu o kadar çok gazeteci kaleme alıyor ki…
Bazen benim de fikrim olsa da yazmak istesem de geri duruyorum.
Ama bazen bir konuda birden fazla taraf haklı olabiliyor.
Ve ben de kalemi budaktan esirgemek istemiyorum.
Siyasette konserler ve iftarlar, özellikle yerel siyasette, sandıkta doğrudan oy getiren faaliyetlerden çok algı, görünürlük ve ilişki kurma araçlarıdır.
🎤 Konserlerin siyasette etkisi:
* Kalabalık ve görünürlük sağlar: Siyasetçinin geniş kitlelerle bir arada görünmesine yardımcı olur.
* Gençlere ulaşmayı kolaylaştırır: Özellikle belediyelerin düzenlediği konserler genç seçmenle temas açısından güçlü olabilir.
* “Sosyal belediyecilik” algısı yaratabilir: Kültür-sanat faaliyetleri, hizmet anlayışının bir parçası olarak görülebilir.
* Ancak israf veya gösteriş algısı oluşursa ters tepebilir. Özellikle ekonomik sıkıntıların yoğun olduğu dönemlerde konser harcamaları eleştiriye açık hale gelir.
Yani aslında meseleye nereden baktığınız ile alakalı.
İftarların siyasette etkisi:
İftarların etkisi biraz farklıdır:
* Mahalle ve toplum ilişkilerini güçlendirir.
* Esnaf, STK’lar, kanaat önderleri ve farklı sosyal gruplarla temas imkânı verir.
* Daha samimi ve geleneksel bir siyasi iletişim atmosferi oluşturabilir.
Fakat sürekli aynı siyasi çevrelerle iftar yapmak, “kendi kitlesine oynuyor” görüntüsü yaratabilir.
Birkaç gün önce ilk defa Şehir Gazetesi imtiyaz sahibi Murat Keskin’in gündeme getirdiği, yıllardır Kent Park’ta düzenlenen AK Parti etkinliklerinden bölgedeki vatandaşlar tarafından rahatsızlık duyulduğu ve kamunun siyasete hizmet etmemesi tespiti, şüphesiz haksız bir eleştiri değildi.
O bölge lokasyon olarak kıyıda köşede, şehrin mesire alanında bir yer olmadığı gibi tam da merkezde, Eskişehir’in oldukça merkezinde, en kalabalık yerleşim merkezinin adeta öznesi…
İşte meseleye farklı bir yerden bakanlar illa ki olacaktır.
Parkı, iktidar partisinin yaptırmış olması belki de aynı siyasi iradeye sahip birçok seçmene veya teşkilat üyesine aidiyet hissettiriyor sahiplenme duygusunu gündeme getiriyor da olabilir.
Bir siyasetçinin başarısını konser veya iftar sayısı belirlemez. Bunlar, iyi bir siyasi iletişimin destekleyicileridir.
Bence en güçlü kombinasyon şudur:
İftar → gönül ve ilişki
Konser → görünürlük ve enerji
Saha çalışması → güven
Somut hizmet → oy verme gerekçesi
Özellikle Eskişehir gibi siyasi rekabetin güçlü olduğu bir şehirde, konser ve iftarların etkisini değerlendirirken etkinliğin kendisinden ziyade kimleri bir araya getirdiğine, siyasetçinin nasıl konumlandığına ve etkinlik sonrasında seçmende hangi duygunun kaldığına bakmak gerekir.
Ama gelin görün ki aslında ardı arkası kesilmeyen ve çok geç saatlere kadar süren programlar özellikle farklı siyasi iradeye sahip Eskişehirlileri de bu durumdan şikayet eder hale getirdi.
Şimdi mesele ses hassasiyeti ya da kamuya ait vatandaşın olan bir parkın tamamen siyasi etkinlik olarak kullanılması olunca cümleye istemsizce “haklısınız ama” diye başlayıp o “ama”nın nedenini hatta sorusunu sormak gerekir .
Şimdi düşünüyorum. Kent Park’ta da düzenlenen konserler, Vecihi Hürkuş havacılık ve teknoloji parkında düzenlenen konserler söz konusu olunca aynı vatandaş neden tepki göstermiyor.
Üstelik bu konserler, bileti satılan ücretli konserler.
Buradan şu anlaşılmasın, inanın ne festivallere ne konserlere muhalif değilim bilakis birçoğuna da katılıyoruz.
Benim burada anlatmak istediğim mesele bambaşka.
Bence şehirde siyaset anlayışı da kalmadı. Siyaset, organizasyon şirketi anlayışına evrildi.
Oysa görünür olmanın siyaset yaparak da mümkün olduğu birçok alternatif varken getir tavuklu pilavı, al sandalyeni gel maç izleyelim etkinlikleri güzel olsa da siyaseti beslediği düşünülse de artık bu durum da anlamını yitirdi.
Ve vatandaşın bile serzenişte bulunduğu, yerinde eleştiriler haline geldi.
Bakın taze bir alternatif örnek vereyim.
Daha birkaç gün önce Odunpazarı AK Parti teşkilatının gerçekleştirdiği ev ziyaretlerine Odunpazarı ve Büyükşehir belediye meclis üyesi Özlem Ünalır da refakat etmişler.
Ben de paylaştım hatta.
Çünkü meclis üyelerimizin varlık göstereceği meclis değildir sadece.
Mecliste var olabilmek için kulağını vatandaştan geri tutmamak gerekir.
Birilerini dinlemeden anlatamazsınız(!) Demem o ki,
iktidarı muhalefeti siyaset yapmıyor dostlar. Eskişehir’de siyaset bambaşka bir duruma evrildi.
Ve artık gerçekten kabak tadı da verdi.
Hiçbir siyasi partinin kendi bünyesi stabil olmadığı için karşı mahalle dedikleri ile de adeta mahallede gerçekleşen bir mahalle kavgası izliyoruz.
Birileri bu kanalı değiştirmeli, yoksa biri gelip ekranı kapatacak.