Bir sözün bedeli: Eskişehir’de adaylık dengeleri

Eskişehir siyasetinde artık yalnızca Ayşe Ünlüce’nin CHP’den ayrılıp YENİ Parti’ye geçişi konuşulmuyor. Asıl konuşulması gereken, bu geçişin ardından Eskişehir’de oluşacak yeni siyasi dengeler ve geleceğin adaylık hesabı.

Yani Eskişehir özelinde derin hesaplar çoktan başladı dostlar.

Kulislerde bir süredir dikkat çekici bir iddia dolaşıyor:

Özgür Özel’in, Ayşe Ünlüce’nin CHP’den ayrılıp yeni siyasi oluşuma geçmesinden önce gerçekleştirdiği son görüşmede, kendisine gelecekte Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylık konusunda güvence verdiği ileri sürülüyor.

Belki de bu teklif hem Ünlüce’ye hem de onu destekleyen seçmene derin bir nefes aldırdı.

Ünlüce’nin bu geçiş arasında eriyip kaybolan eski bir siyasi aktör olmasına kimsenin gönlü razı gelmeyebilirdi.

Bu iddianın doğruluğunu şu aşamada kesin olarak söylemek mümkün değil.

Ancak siyasetin doğası gereği böyle bir söz verilmişse, bunun yalnızca iki kişi arasındaki bir mutabakat olarak kalması da oldukça zor.

İllaki duyuluyor..

Çünkü Eskişehir’de siyaset, tek bir kişinin kararından ibaret değil.

Verilen söz ile şehirdeki siyasi denge aynı şey değil

O anın verilmesi gereken sözü geleceğin planları arasında gündemdeki yerini koruyamayabilir.

Özgür Özel açısından bakıldığında, Ayşe Ünlüce’nin Yeni Parti’ye geçişini sağlamak önemli bir siyasi kazanım olarak görülebilir. Nitekim Ünlüce’nin ayrılması CHP açısından Eskişehir’de 15 yıllık belediye yönetiminin sona ermesi anlamına geldi.

Ünlüce ise yeni siyasi yolculuğunda gücünü Eskişehirlilerden alacağını ve hizmet etmeye devam edeceğini açıkladı. Artık bunun terazisi şüphesiz seçim günü kurulacak.

Fakat bugün verilen siyasi destek ile yarının adaylığı arasında ciddi bir fark olacak diye de düşünmeden kendimi alamıyorum.

Bir genel başkan, Ankara’daki siyasi hesaplarıyla bir karar verebilir.

Ama Eskişehir’de sandığa gidecek olan seçmenin, örgütün, belediye başkanlarının, milletvekillerinin ve parti içerisindeki farklı grupların da kendi hesapları vardır.

Gelin görün ki zaten yenisi eskisi tüm altı oklu partinin en büyük handikapı bu öngörüsünün olmayışındaydı.

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Eğer gerçekten Ünlüce’ye gelecekte adaylık konusunda bir söz verildiyse, Özgür Özel’in önünde bugünden itibaren çok daha zor bir denklem oluşacaktır.

Belki de artık gerçekten yürümekten başka bir siyaset anlayışı gelişir kim bilir.

Çünkü zamanı geldiğinde Eskişehir’de “Söz verildi, gereği yapılmalı” diyenler çıkacaktır.

İlk ben derim bunu da yazayım.

Peki bugünden adaylık beklentisi olanlar ne yapacak?

Siyasetin en temel kuralı şudur:

Kimse kendi geleceğini bir başkasının verdiği sözün kaderine bırakmak istemez.

Alınabilecek daha büyük risk olamaz çünkü.

Mevzu siyasi akıbet ve ikbal.

Ne güveni ?

Eskişehir’de bugün veya gelecekte adaylık hesabı yapan isimler varsa, Ünlüce’nin yeniden aday gösterilmesi ihtimalini doğal olarak kendi siyasi gelecekleri açısından değerlendirecekler.

Dolayısıyla bugün sessiz duranların, zamanı geldiğinde sesini de elini de yükselteceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Hele ki adaylık takvimi başlasın, kulisler hareketlensin anketler konuşulmaya başlansın “kazanabilecek aday” tartışması başlasın ve her siyasi aktör kendi tezini ortaya koyarak ulusa seslenmeye başlasın..

İşte o gün, Özgür Özel’in bugün verdiği iddia edilen sözün varlığı teraziye konacak.

Ve asıl sınav da o zaman başlayacak.

“Merkez karar verdi” demek yeterli olur mu?

Sözü sen verdin merkez değil denir, merkez de sendin sayın Özel der miyiz deriz..

Üstelik Eskişehir sıradan bir siyasi alan değil. Güya eskinin de kalesiydi, yeninin de kalesi.

Yılmaz Büyükerşen döneminden gelen güçlü bir belediyecilik olgusu ve algısı hala hakim.

Ünlüce de 2024 seçiminde Büyükerşen sonrasında yine onun işareti ile CHP’nin aday olarak tercih ettiği isim olmuş ve seçimi kazanmıştı. CHP’nin kendi açıklamalarında da Ünlüce’nin Büyükerşen sonrası “emaneti” devraldığı özellikle vurgulandı. Verdikleri lütfu adeta tapa ettiler..

Peki, söz bozulursa ne olur?

Diyelim ki gerçekten bir söz verildi.

Zaman geldiğinde Eskişehir’de parti içerisindeki dengeler değişti ve başka bir adayın daha güçlü olduğu kanaati oluştu.

O zaman Özgür Özel ne yapacak?

Verdiği sözün arkasında duracak mı ?

Yoksa “Siyasi şartlar değişti” diyerek yeni bir karar mı verecek? İnanın benim demek istediğim tamamen buydu.

Böyle bir şey olursa da şaşırmam.

Sözünün arkasında durursa, Eskişehir’de adaylık beklentisi olan diğer isimlerle karşı karşıya gelebilir. Ki bu durumda beni şaşırtmaz.

Sözünü değiştirse, bu kez Ünlüce ve çevresinde ciddi bir hayal kırıklığı oluşabilir.

O zaman da ben demiştim derim.

Yani aslında asıl mücadele Ünlüce’nin Yeni Parti’ye geçişi ile başladı diye düşünüyorum.

Bu nedenle Ünlüce’nin YENİ Parti’ye geçişini yalnızca bugünün siyasi hamlesi olarak okumamak gerekiyor.

Büyük resmi okumak gerekir.

Özellikle CHP cephesinde bundan sonra kimlerin öne çıkacağı, kimlerin geri planda kalacağı ve kimlerin gelecekte Büyükşehir Belediye Başkanlığı için pozisyon alacağı daha şimdilerde konuşulmaya başlandı.

Ve unutulmaması gereken bir başka gerçek var:

Özgür Özel’in verdiği söz bakıldığında çok değerli olabilir.

Ama seçim yaklaştığında masaya yalnızca o söz konulmaz.

Anketler konulur.

Örgütün görüşü konulur.

Yerel dengeler konulur.

Seçmenin eğilimi konulur.

Rakiplerin durumu konulur.

Ve en sonunda sandık konulur.

Bu nedenle bugün Ünlüce’ye verilmiş olduğu iddia edilen bir adaylık sözünün, yarın Eskişehir’de ne kadar karşılık bulacağını bugünden kestirmek mümkün değil.

Nasıl göze alındı, nasıl bir baskıya maruz kalınıp bir söz bu kadar ciddiye alındı tahlil etmek ciddi olarak zor.

Ancak şurası kesin:

Özgür Özel gerçekten böyle bir söz verdiyse, zamanı geldiğinde bu sözü bağıra bağıra hatırlatacak birileri illa ki var.

Çünkü Eskişehir siyasetinde herkesin bir hesabı var.

Ve siyasetin en eski kuralı hâlâ geçerli:

Bir adayın önünü açmak, başka adayların önünü kapatmak anlamına gelir. Tek hesap sandıktan çıkacak sonuç değil, oraya gelene kadar yapılan başka hesaplar ve mücadeleler var.

Yani demem o ki bir sözün bedeli çok ağır ve kenara büyük harfler ile yazıldı bile ..