AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile yaptığımız röportajın yankıları sürüyor.
Kendisine Eskişehir’in yıllardır tartışılan konularından biri olan Barlar Sokağı’nı sordum.
Hatipoğlu daha önce “Barlar Sokağı kaldırılmalı” demişti.
Ne demek istediğini sordum.
Cevabı oldukça netti:
“Şimdi hiçbir milletvekilinin, hiçbir belediye başkanının çocuğunu, torununu göndermediği yere vatandaşın çocuğunu niye gönderelim?”
Ardından daha da net konuştu:
“Büyükşehir Belediye Başkanı seçilseydim bir günde hepsinin ruhsatlarını iptal edecektim. Açıkça söylüyorum buradan. Yarın bir gün Eskişehir’de hangi belediye başkanı olursa olsun, ondan da isteğim budur: Burayı kapatalım. Burayı ne yapalım? Öğrenciler için kafe yapalım, öğrencilerin sanat atölyelerini yapalım.”
Bu sözler elbette siyasi tartışmanın da fitilini ateşledi.
Hatipoğlu AK Partili olduğu için söylediği her sözün üzerine siyasi bir etiket yapıştırılması ise meseleyi tartışmaktan çok, tartışmayı kimin söylediği üzerinden yürütmek anlamına geliyor.
Oysa biraz durup düşünmek gerekiyor.
Çünkü mesele sadece “Barlar Sokağı kapatılsın mı, kapatılmasın mı?” meselesi değil.
Sokakta yaşayan, çalışan, eğlenen ve yolu oradan geçen insanların güvenliği de konuşulmalı.
Barların bir arada bulunmasından çok, orada nasıl işletmelerin bulunduğu önemli.
Alkol tüketilmesine kimsenin karışmadığı, insanların eğlenme ve sosyalleşme hakkına saygı duyulduğu bir şehirde yaşıyoruz.
Ama bunun yanında kamu düzenini, güvenliği ve insanların huzurunu sağlamak da belediyelerin ve ilgili kurumların görevi.
O nedenle çözümün bütün işletmeleri bir gecede kapatmak olduğuna da inanmıyorum.
Sorun çıkaran, kurallara uymayan, güvenlik açısından sıkıntı oluşturan işletmeler varsa bunlar tespit edilmeli ve gerekli yaptırımlar uygulanmalı.
Kurallara uyan, kaliteli hizmet veren, güvenliği sağlayan işletmeler ise ayrıştırılmalı.
Belki de Barlar Sokağı’nı tamamen ortadan kaldırmak yerine, bugünkü halinden çıkarıp daha güvenli ve daha nitelikli bir eğlence alanına dönüştürmek gerekiyor.
Çünkü Eskişehir bir öğrenci şehri.
Öğrencinin eğlenmeye de hakkı var, sosyalleşmeye de…
Ama ailesinin “Çocuğum akşam Barlar Sokağı’na gidecek” dediğinde endişelenmemesi de gerekiyor.
Bence tartışmayı tam da buradan başlatmalıyız.
Bu nedenle Nebi Hatipoğlu’nun sözlerini sadece “AK Partili bir siyasetçinin söylemi” diye kenara itmek yerine, biraz da şehrin gerçekleri üzerinden düşünmek gerekiyor.
Çünkü bazen hoşumuza gitmeyen bir siyasi görüşün içinde bile doğru bir tespit olabilir.
Ve Barlar Sokağı konusunda Nebi Bey’in söylediklerine kızmadan önce, şu soruyu kendimize sormakta fayda var:
“Ben çocuğumun oraya gitmesinden gerçekten hiç endişe etmiyor muyum?”
Cevap “evet” ise tartışmaya gerek yok.
Ama cevap “hayır” ise…
Nebi Bey belki de sandığımız kadar haksız değildir.