Eskişehir siyasetinde taşlar yerinden oynuyor:
İki belediye başkanı, iki soruşturma ve yeni dönem
Eskişehir siyasetinde son yıllarda çok az rastlanan bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bir tarafta yıllardır Tepebaşı siyasetinin en güçlü isimlerinden Ahmet Ataç…
Diğer tarafta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce…
Henüz resmi bir açıklama yapılmasa da, henüz müfettiş atanmamış ve süreç başlamamış olsa da gündemde olan bir soruşturmayı değerlendirebiliriz..
Evet İki belediye başkanının isimleri, farklı dosyalar ve farklı hukuki süreçler nedeniyle artık yalnızca belediye hizmetleri üzerinden değil, hukuk ve siyaset ilişkisi üzerinden de tartışılıyor.
Burada çok önemli bir ayrımın altını çizmek gerekiyor:
Soruşturma izni suçluluk değildir. Ama evet ortada gerginliğe sebep olacak bir bekleyiş var. Hesap vermek zorunda kalmak da gerici bir durum..
Ahmet Ataç hakkında yürütülen soruşturma ile Ayşe Ünlüce hakkında verilen soruşturma izni de aynı hukuki aşama değil.
Bu sayede adeta hukuk çalışıyoruz. Ayşe Ünlüce ile alakalı resmi süreç henüz başlamadı.
Dolayısıyla hiç kimse hakkında yargı kararı verilmeden peşinen hüküm kurmak doğru değil. Ama bu bekleyiş de sessizce bir bekleyiş değil.
Çok toz kalkıyor.. Herkes bu soruşturmaları konuşuyor.
Ancak bu süreçlerin Eskişehir siyaseti açısından siyasi sonuçlarının olmayacağını düşünmek de doğru olmaz. Yani demem o ki bu soruşturmadan bir şey çıkmaz demek yanlış. Hiç belli olmaz.
Çünkü siyaset, yalnızca sandıkta değil, kamuoyunun algısında da şekillenir.
Ve Eskişehir’de bugün tam olarak böyle bir dönem başlıyor.
Ne demiştik bir mevzu enerjisini yitirmezse illa ki sonuca bağlanıyor.
Çokça konuşmak çokça yazmak peşini bırakmadık demek gerekiyor.
Peki, gelelim bir başka pencerenin önüne,
“Belediyelere dokunulmazlık” algısı değişiyor mu?
Eskişehir’de uzun yıllardır belediyeler yalnızca yerel yönetim kurumları olarak görülmedi.
Özellikle Büyükşehir, Tepebaşı ve Odunpazarı belediyeleri, kentin siyasi dengelerinin merkezinde yer aldı.
Çünkü merkezde üç belediyenin üçü de aynı siyasi partidendi.
Bu nedenle belediye başkanları hakkında yürütülen her hukuki işlem, ister istemez siyasi bir karşılık üretiyor.
Mayıs ayında Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti ve soruşturma kapsamında çok sayıda belediye görevlisi ve özel sektör temsilcisi hakkında işlem yapılmıştı. Daha sonra 15 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.
Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce hakkında soruşturma izni verilmesi, Eskişehir siyasetindeki tartışmanın kapsamını genişletiyor. Soruşturma izni verildi ama ne zaman hayata geçer herkes bekliyor.
Bu tablo ister istemez şu konuyu gündeme getiriyor:
Artık belediyeler yalnızca hizmetleriyle değil, yönetim süreçleri ve hukuki sorumluluklarıyla da daha fazla tartışılıyor.
Eskiden böyle şeyler olur muydu, olurdu da biz mi duymazdık hatırlamıyorum.
Ama Ünlüce açısından siyasi denklem değişebilir.
Hani demiştik ya plan nedir, vaat edilen nedir parti değiştirirken…
Vaadin sahipleri bu soruşturma dönemini de hesaba katmış olabilir.
Çok ince bir hesap da değil açıkçası.
Ayşe Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini Yılmaz Büyükerşen döneminin ardından yine onun işareti ve referansı ile aldı.
“Arkasındayım” dedi Büyükerşen.
Ama Ünlüce Yeni Parti’ye geçti. Büyükerşen CHP’de kaldı.
Bugün Büyükşehir Belediyesi’nin siyasi ve idari sorumluluğu doğrudan Ünlüce’nin üzerinde.
Ünlüce’nin ESKİ tarifeleriyle ilgili süreçte hakkında soruşturma izni verilmesi, hukuki açıdan henüz bir suçluluk anlamına gelmese de siyasi açıdan muhalefetin kullanacağı yeni bir tartışma alanı oluşturuyor.