Korona virüs salgını ile birlikte önemi anlaşılan çok şey var.

Bunlardan birisi de tarımsal üretim…

Elbette ki, yalnızca öneminin anlaşılması yetmiyor.

Gereğinin de yapılması, tarımsal üretimin ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor.

Ne yazık ki, gerekenin yapıldığını söylemek çok zor…

Laf çok ama somut iş pek yok.

Bu konuda örnek olabilecek bir çalışma var.

Gerçekleştiren de Odunpazarı Belediyesi…

Eskiden köy olan ve son yıllarda “kırsal mahalle” olarak tanımlanan yerleşim birimlerinde belediyeye ait araziler var.

Bazıları oldukça verimli de…

Odunpazarı Belediyesi, o verimli arazilerde tarımsal üretime başladı.

Tarım arazilerinin bazılarına arpa ve yulaf, bazılarına da nohut ekimi yaptı.

Ekim yapılan arazinin toplamı 910 hektar…

650 dekarlık bölümünde bir işbirliği de söz konusu…

İşbirliği yapılan kurum da Tarım ve Kredi Kooperatifi…

Kooperatifle “alım garantili” bir anlaşma yapıldı.

Anlaşma kapsamında gübre, ilaç ve benzeri girdiler Tarım ve Kredi Kooperatifi tarafından sağlandı.

Bu da örnek bir işbirliği…

Aslında eksik olan bir ayağı var.

O da üreticiler.

Üçlü bir işbirliği ile daha gelişmiş tarımsal üretim yapılabilir.

Geleceğe yönelik hedef de bu zaten…

Tarım ve Kredi Kooperatifi ile yapılan “alım garantili” anlaşma doğrultusunda ekilen arazilerden bir gelir elde edilecek.

Bu gelirle ne yapılacak?

Sorunun yanıtını Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt veriyor.

“Bu yıl 900 dönüme yakın bir alanı işledik. Önümüzdeki yıl 1000’i geçeceğini tahmin ediyorum. Bu alanlarda üretilen ürünlerin gelirini bu tarlaların gerçek sahibi olan köylere hizmet etmek için kullanacağız. Örneğin, Kalkanlı Köyü’nden bize intikal eden tarlalardan elde edilen geliri Kalkanlı Köyü’ne harcamanın yolunu bulacağız.”

Ekilen arazi hangi yerleşim biriminde ise elde edilen gelir o yerleşim birimine hizmet için kullanılacak.

Bu da çok yerinde bir uygulama…

Ekilen bazı ürünlerde ise “gelir sağlamak” gibi bir amaç yok.

O ürünler, Halk Market ve Aşevi aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtılacak.

Kazım Kurt’un deyimi ile de “bereket paylaşılacak”…

Halk Market, salgın döneminde önemi daha da anlaşılan bir proje…

Dara düşen insanlar için tam anlamıyla bir “can kurtaran simidi” oldu.

Dar gelirli vatandaşların yanı sıra salgın nedeniyle işyerleri kapanan, gelirden yoksun kalan esnaflar da Halk Market’ten yararlandılar.

Kendilerine verilen “Esnaf Kart” ile Halk Market’e gelip ihtiyaçlarını karşıladılar.

“Halkçı” bir proje olan Halk Market’in daha da geliştirilmesi, şubeler açması çok yararlı olur.

Ancak bunun için de destek gerek…

Önümüzde Kurban Bayramı var.

Çoğu kişi “kurban kesmek” yerine bağışta bulunmayı tercih ediyor.

Böylesi tercihte bulunanlar için en doğru bağış adreslerinin başında Halk Market ve Aşevi geliyor.

Yapılan bağış, doğrudan ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşıyor.

Onun için “kurban kesmek” yerine bağış yapmayı tercih edenler, bu seçeneği değerlendirseler çok iyi olur.

Neyse…

Başlangıçta da belirttik.

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek anlamında örnek bir çalışmayı gerçekleştirdi.

Hem üretim hem de paylaşım içeren bir proje…

Umarız ki, örnek olarak değerlendirilir.