Yıllar yılı duymaya aşina olduğumuz bir cümle: ‘Üniversitelere siyaset giremez.’

Ne var ki bu tanım hemen her durumda bir takım ikiyüzlü siyasetçilerin elinde önemli bir koz olarak tutulmuştur.

Bu koz sayesinde yıllar yılı başörtüsünü siyasi simge olarak niteleyip üniversitelere başörtülü öğrencilerin girmesini engellediler.

Neymiş efendim?

Başörtüsü siyasi simgeymiş, üniversiteye giremezmiş.

Yetmedi utanç odaları denilebilecek ikna odaları bile kuruldu.

Ne diye?

Sözde üniversitelere siyaset girmesin diye.

Bizler de demiştik ki:

‘Velev ki başörtüsü siyasi simge olsun, bir siyasi simgenin üniversiteye girmesinin ne mahsuru olabilir?’

Ne var ki demokrasiden nasibini almamış bu zihniyet üniversitelere siyaset giremez naraları atarak pek çok öğrencinin geleceğine pranga vurdu.

Aynı zihniyeti yakın zamanda Boğaziçi Üniversitesine Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasında da gördük.

Neymiş efendim?

Atama tamamen siyasiymiş.

Boğaziçi Üniversitesi siyasetin arka bahçesi olamazmış.

Melih Bulu Ak Parti’den Milletvekili aday adayı olmuşmuş.

Bu suretle ‘üniversitelere siyaset giremez’ safsatasının birileri tarafından nasıl kullanılabildiğine bir kez daha şahit olduk.

***

Tüm bu yaşananlar ışığında bir konuyu gelin hep birlikte değerlendirelim.

Konumuzun aktörü eski CHP’li şimdilerde Memleket Partili ve aynı zamanda partinin Genel Başkan Vekili Gaye Usluer…

Gaye Usluer, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan profesör ünvanlı bir öğretim üyesi.

Osmangazi Üniversitesinde görevli öğretim üyesiyken aynı zamanda CHP’nin parti meclisi üyesiydi.

Şimdilerde ise Memleket Partisi’nin genel başkan vekili ve parti sözcüsü.

Bir yandan üniversitede profesör görevi bir diğer yandan bir siyasi partinin en üst kademesinde yöneticilik görevi.

Ne diyordu malum zihniyet:

Başörtüsü siyasi simgedir, üniversiteye siyasi simge girmesin…

Melih Bulu’nun ataması siyasidir, üniversiteye siyaset girmesin…

Pes doğrusu!..

Üniversiteye siyasetin girmesini bırakın, bir partinin en tepedeki siyasetçisi girmiş efendim…

Söz konusu zihniyetin temsilcileri, Gaye Hanım’ın durumuyla ilgili neden yıllar yılı seslerini çıkartmıyorlar dersiniz?

Merak ettiğim bir diğer nokta ise

Gaye Hanım’ın kendi durumuna ne diyeceği.

Üniversiteye siyasetin girmesi konusundaki görüşleri nelerdir?

Gelinen noktada tüm kamuoyunun

64 yaşındaki Gaye Hanım’dan yaşına yakışır bir açıklama beklediği muhakkak.

Ne diyelim?

Bekleyip göreceğiz efendim.

Bendeniz yarın yine buradayım…

Beklerim efendim…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

"İnsanların yollarını kaybettiklerinde daha hızlı koşmaları ironik bir alışkanlıktır."

ROLLO MAY