Yediler Parkı Hamamyolu girişinde gerçekleşen etkinlikte konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel, “Emekliye reva görülen yüzde 25’lik zam açlığa mahkum etmiştir. Ne insani ne de vicdanidir. Özellikle kentlerde yaşayan emeklilerin yaşamsal problemleri vardır, açlıkla yüz yüzedir. Barınma problemleri vardır. TÜİK’in aslında Türkiye’de hiçbir Allah’ın kulunun inanmadığı makyajlı rakamları ile emekliye bu yüzde 25’i reva görmek gerçekten şaşılasıdır. Bu konuda gerçekten samimi olmak gerekiyor, dün Sayın Bahçeli grup toplantısında seyyanen emeklilere 8 bin 77 lira zam verilmesi gerekir dedi, bugün de mecliste görüşülmeye başlayacak. Bunu sözde söylemek yetmez. Bir kanun teklifi olarak verirsiniz, bizler de CHP grubu olarak destek oluruz ve emekliyi bu açlık ve sefaletten kurtarırız. Samimiyetlerini göreceğiz. Ben de bir emekli sendikası üyesiyim, açız arkadaşlar, mücadeleye davam” dedi.

“Ülke kaynakları doğru kullanılmıyor”

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl ise, “Bugün insan haysiyet onuruna yakışmayan bir ücretle karşı karşıyayız. Tek adam yönetiminin ülkeyi getirdiği noktadır bunun sebebi. Ülke kaynakları doğru kullanılmıyor. En az 11 Bin 400 lira asgari ücret seviyesini de ben yeterli görmüyorum” diye konuştu.

“TÜİK bizi kandırdı”

Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan ise, “Ben de sizin gibi 7 Bin 500 lira üzerinden yüzde 25 zam aldığımı zannederek kandırılan bir kardeşinizim. TÜİK bizi kandırdı. Yüzde 25 gibi bir zamma maruz bırakıldık. Maaşlar ödenmeye başlandığında emeklimiz gerçek ile karşı karşıya kalacak” şeklinde konuştu. 

AHPADİ Dönem Sözcüsü Mehmet Ektaş de “Maaşlarına, hizmet yılı ve pirime dayalı, hakkaniyetli, hayat pahalılığını, süreklilik kazanmış fiyat artışlarını dikkate alan bir artış beklerken, yüzde 25 oranında artış yapılması konusundaki hükümet teklifi emeklileri yıktı. Emeklileri şimşek çarptı, Emeklileri Mehmet Şimşek çarptı. Temmuz ayının ilk on gününde sağanak halinde yağan zamlarla birlikte; 4 kişilik bir ailenin gıda harcaması ile giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 36.000,00 TL'ye, bekâr bir çalışanın 'yaşama maliyeti' yani açlık sınırı da aylık 15.000,00 TL'yi aştı” dedi.

“Emekliler adalet istiyor"

Ektaş, “Bu hayat pahalılığında yeterli olmadığı noktasındaki eleştirimizi bir kenara şerh düşerek belirtiyoruz. Hükümet, en düşük memur maaşlarına giydirme yaparak yüzde 85 oranında artış yaptı. Kamu işçileri toplu iş sözleşmesi, kamu işçilerine ilk 6 ay için yapılan yüzde 45 artışla bağlandı. Asgari ücret yüzde 34 oranında yükseldi. Peki, bunları yapan siyasi irade, emeklilerin aylıklarını ne kadar arttırmayı planlıyor? Yüzde 25. Sadece yüzde 25. Şimdi emeklilere soruyoruz! Bu ücretlerle evinize et, balık süt alabilir misiniz? Bu ücretlerle, ayda bir kez olsun dışarıda ailece yemeğe çıkabilir misiniz? Bu ücretlerle, torunlarınıza harçlık verebilir misiniz? Bu ücretlerle, yılda bir kez tatil yapabilir misiniz? Bu artış oranı, yoğun bakımda olan emeklileri bitkisel hayata sokmuştur” şeklinde konuştu.

KAYNAK: Haber Merkezi

Editör: Şehir Gazetesi