İşte MHP’li Bülent Maşaoğlu’nun Şehir Gazetesi’ne açıklamaları;
Bülent Maşaoğlu’nu tanıyabilir miyiz?
11 Şubat 1974 tarihinde Eskişehir’in Sivrihisar İlçesi Paşakadın Köyü’nde doğdum. Öğretmen bir babanın, ev hanımı bir annenin ikinci çocuğuyum. İlk ve orta tahsilimi Eskişehir Sivrihisar, lise tahsilimi yatılı olarak Ankara Adalet Meslek Lisesi’nde tamamladım. Üniversite tahsilimi ise, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde tamamladım. Şu anda da Rumeli Üniversitesi’nde tezli Siyaset Bilimi ve Ekonomi alanında Yüksek lisans yapıyorum.
Ne iş ile meşgulsünüz?
Yaklaşık 17 sene uluslararası bir firmanın mali işler müdürlüğünü yaptım. Aynı zamanda Genel Müdür Yardımcısı statüsündeydim. Oradan ayrıldıktan sonra, butik bir otel inşaatı yaptım. Butik bir otelim var. Onun haricinde özellikle yurtdışı diye tabir ettiğimiz Türk Cumhuriyetleriyle ticari bir ilişki içerisindeyim. İthalat-ihracat yapıyoruz.
Eskişehir’e yerleşme kararı aldık
Ailenizden bahseder misiniz?
İki kız çocuk babasıyım. Biri 11, biri 21 yaşında. Büyük kızım üniversite öğrencisi, küçük kızım ilkokul öğrencisi. Otel işletmesini eşim yapıyor. 2000 senesinde evlendim. Yaklaşık 23 sene olmuş. Seçimden sonra düşüncemiz şu, aile olarak buraya yerleşmek, şirketin merkezini buraya taşımak. Çünkü, özellikle çocuklarım Eskişehir’e bayılıyorlar ama tabi iş hayatı Eskişehir’de değildi. Fakat çalıştığımız sektör sadece İstanbul’a hitap eden bir sektör de değil. Onun için Eskişehir’de hayatımıza devam edeceğiz. Eskişehir’e yerleşme kararı aldık. İşimizi ve ailemizi Eskişehir’e taşıma kararı aldık. Çekirdek aile haricindeki ailemiz Sivrihisar-Eskişehir’de yaşıyor şu an. Annem Sivrihisar’da. Zaten bizim bağımız kopmadı hiçbir zaman. 3 kardeşiz; abim emekli astsubay, kız kardeşim Elektronik Mühendisi. Abim Eskişehir’de yaşıyor, kız kardeşim yurt dışında ama dediğim gibi bizim Sivrihisar’la bağımız hiçbir zaman kesilmedi. Bir ayağımız hep buradaydı.
MHP ile yollarınız nasıl ve ne zaman kesişti?
15 yaşında lise 2 talebesiyken Milliyetçi Hareket Partisi’nin Gençlik Kolları da diyebileceğimiz, Ülkü Ocakları’nda, aktif olarak Milliyetçi Hareket’le tanıştım. O gün bugündür de Milliyetçi Hareket’in hemen hemen bütün seviyelerinde görev aldım. İstanbul Ülkü Ocakları’nda başkan yardımcılığı yaptım. Milliyetçi Hareket Partisi’nde 4 sene başkan yardımcılığı yaptım. 2 senedir de MYK üyesiyim. Şu anki adaylar içerisinde de neredeyse Ankara’yla en yakın olan benim, MYK üyesi olduğum için. MHP MYK’da asil üyeyim.
İnandığım değerlere göre yaşıyorum
Ülkücü camiada takdir edilen bir isimsiniz. Ülkücü camiada Maşaoğlu ailesinin ön plana çıkmasının sebebi sizce nedir?
15 yaşında girmiş olduğum Milliyetçi Hareket’te hiçbir çizgi sapması olmadan, inandığım idealleri sonuna kadar savunmanın ötesinde yaşayan birisiyim. Bunu yaşadığım için de camiamızda sağ olsunlar severler, takdir ederler. Mesela ben, ilk defa milletvekili adayıyım. MYK’ya ilk defa girdim. Bunların hepsinin sebebi de camiada gerçekten saygın bir ismimiz var. Bunun da tek sebebi, inandığım değerleri yaşamak. Nedir inandığım değerler, aslında insan olma değerleri. İyi bir insan olmak, dürüst olacaksınız, insanlarla ilişkileriniz en üst seviyelerde olacak, halkın içinden geleceksiniz, halkla birlikte olacaksınız. Bunlar bizim insani değerlerimiz. İyi günde kötü günde duruşumuzdan taviz vermedik. Geçen gün bir toplantım var, bizim ilçe başkanımızın babasının vefat ettiğini öğrendim. Toplantıyı 1 saat devrettim, Eskişehir’den gittim namazı kıldım geri döndüm. Toplasanız 5-10 dakika ya durdum ya durmadım. 2,5 saatlik bir yol gittik geldik ama oradaki mesele şuydu, ilçe başkanım bilecek ki ben onun yanındayım. Çünkü insan bunu arıyor, ben de babamı kaybettim. İyi günüm oldu, kötü günüm oldu. İnsan yanında sağında solunda kendisine bir destek olacak, arkasında dimdik duracak birisini istiyor. Ondan dolayı da camia içerisinde bir saygınlığımız var.
Küçük yaşta Eskişehirspor sevdasıyla büyüdük
Eskişehirspor sevginiz ve Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği kuruluş öyküsünü anlatır mısınız?
Küçük yaşlardan Eskişehirspor’la başladık. Küçük yaşta Eskişehirspor sevdasıyla büyüdük. Bundan bir 10-12 sene önce, o zamanlar üyelikler kapalı. Ben durmadan siteden müracaat ediyorum. Her müracaatımda aidatı gönderiyorum, beni üye yapın diye. Bir sene sonra bir kağıt geldi, kongreye davetlisiniz. Aradım kulübü, ben kongreye niye davetliyim? Dediler, siz üyemizsiniz. Halil Ünal zamanıydı. Ben üye oldum. Eskişehir’de de dernekleşmemiş bir yapımız vardı, Boğazın Kırmızı Şimşekleri adı altında. Biz dedik ki salt bir taraftar derneği olmayalım. Ne olalım? Eskişehirli gençlerin İstanbul’a geldikleri zaman uğrak yeri olalım. Onlara destek olabileceğimiz her konuda, destek verelim ve bir dernekleşme çalışmasına girdik. 12 arkadaş bir dernek kurduk. Ben derneğin kuruluşundan bugüne kadar yönetimde muasip olarak görev yaptım. Dernek Başkanımız da Selahattin Erdoğan. İstanbul’da bizi sadece bir taraftar derneği olarak görmüyorlar. Eskişehir’den kim okumaya geldiyse ‘merhaba’ dediği bir yeriz biz. Onları toparlıyoruz, ondan sonra bu yardım derneği niyetine de biraz kavuşalım dedik.
Biz en zor zamanda elimizi taşın altına koyduk
Mesela, biz her gün Boğazın Kırmızı Şimşekleri Derneği İstanbul’da 50 tane evsize sabah-öğlen-akşam çorba götürüyorduk. Bu bir taraftar deneği bakın. Orada sokakta yaşayanlara bu şekilde 3 öğün yemek veriyorduk. Gelen öğrenci arkadaşlara, elimizden geldiği kadar maddi durumu kötü olanlara burs veriyoruz. Aynı zamanda Eskişehirspor’u çok yakından takip ediyoruz. Bizim yönetimimizden 2 arkadaşımız şu an hali hazırda Eskişehirspor yönetiminde. Mehmet Şimşek Başkan ile birlikte bizim dernek yönetimimizden 2 tane 3 tane arkadaşımız görev yapıyor, Eskişehirspor yönetiminde de. Kısa zamanda çok güzel işler yaptık. Ekonomik anlamda Eskişehirspor’a destek olmaya çalıştık. Bütün kampanyalarına dernek olarak katıldık. Geçen bir slogan ürettik, ‘Biz seçim zamanı değil, geçim zamanı Eskişehirsporluyduk’ ve Mehmet Şimşek zamanını bilirsiniz anahtar Vali’ye verileceği dönemde, biz elimizi taşın altına soktuk. Onun için, Eskişehirspor Eskişehir’in en büyük markası. Ben geçen gün ki basın toplatışında da söylemiştim, bizim elimizde sihirli bir değnek yok. Ben Eskişehirspor 15 Mayıs günü şampiyon olacak, bütün dertlerinden falan da kurtulacak demiyorum ama ben şunun sözünü veriyorum ki, iyi bir Eskişehirsporlu olarak ölene kadar elimizden gelen bütün desteği, Eskişehirspor’a vereceğiz. Eskişehirspor’un hakkını yedirmeyeceğiz. Sonuna kadar da savunacağız.
İnsanların kafalarındaki milletvekili imajını biz yıkıyoruz
Eskişehir’de en çok tanınan 3 milletvekili adayından birisiniz. Bunu nasıl yorumlamak lazım sizce?
Ben bunun karşılığının samimiyet olduğuna inanıyorum. Eskişehir’de kahvelere girdiğimiz zaman, insanlarla sohbet ettiğimiz zaman insanların kafasındaki Milletvekili imajını yıkıyoruz. İnsanlar hep böyle, biraz daha üst perdeden olan, halkın sorunlarını bilmeyen kişiler olarak Milletvekillerini görüyor. Bakıyorlar ki biz halkın içindeniz. Bizim Sivrihisarlılar’ın bir tabir vardır, ‘elma demesini de biliriz, alma demesini de biliriz’ şeklinde. Hatta bu kadar samimi olunca, benim eğitim durumumu falan sorgulamaya kalktı birkaç kişi. Eğitim durumumuzu da söyleyince insanların kafası bir allak bullak oldu. Çünkü, biz halkın içinden gelen insanlarız. Eğer ki Eskişehir’e hizmet etmeyeceksek, biz zaten makama talip olmazdık. Bizim tek derdimiz, Eskişehir’e hizmet etmek. Akabinde tabi ki, ülkemize hizmet etmek. Halkın teveccühü çok güzel. Biz kendimizi anlattıkça, o üç kişi içerisinde de emin olun belki de birinci sıra biz olacağız. Sokak sokak geziyoruz, cadde cadde geziyoruz, ev ev geziyoruz. Eskişehir’in sadece belli bölgelerden ibaret olmadığını anlatmaya çalışıyoruz insanlara ve halkımızın teveccühü çok güzel. İnşallah o en çok tanınır 3 kişi arasından da 1.sıra biz oluruz.
Eskişehir’in sorunlarını çözmek için aday oldum
Aday olmaya nasıl karar verdiniz?
Aslında biliyorsunuz, partinin hiyerarşisinde MYK üyeliği Milletvekilliğinin üzerindedir ama bir şekilde Eskişehir’in sorunlarına çözüm bulabilmek adına adaylığımı koydum. Parti tabanımızdan da bu şekilde çok talep geldi. Eskişehir’in sorunlarını birebir bildiğime inanıyorum ve hizmet verdiğim başka bir şey de yok. Türkiye genelinde tek derdimiz hizmet etmek. Nasip olurda o meclise girersek de zaten Eskişehirliler de bu farkı görecekler, hissedecekler. Eskişehir için yapacağımız çok şey olduğuna inandığım bir dönem. Bu dönemde sahaya çıkma gereği hissettim. Daha önce adaylık sürecim olmadı. İlk defa aday oldum ve 1. Sıradan aday oldum bu süreçte. Bana en çok ihtiyaç duyulan dönem olduğunu hissettim ve memlekete karşı vefa borcum olduğunu hissettim. Bunları yerine getirmek için buradayım. Yarın da burada olacağım.
‘MHP’de hanımlar olur mu, olmaz mı’ sorusuna en güzel cevabımız
Liste başlarında ithal adayınız yok. Bunu bir şans olarak görüyor musunuz?
Bir şans olarak görüyorum. Eskişehir nüfusunun ciddi bir kısmı Sivrihisar ve Emirdağlılardan oluşuyor. Diğer partilerde Sivrihisarlı bir adayın olmayışı uzun yıllardır Sivrihisarlı bir milletvekili adayının olmayışı bizim için çok büyük bir avantaj. Aynı şekilde Emirdağ da buna dahil. İkinci sıra adayımız da Emirdağlı bir hanımefendi. ‘MHP’de hanımlar olur mu, olmaz mı’ sorusuna en güzel cevabımız. Kadın kotasına uyacağız diyenler, tüzüklerinde kadın kotasını ön plana çıkaranlar, genel başkan nezdindeki açıklamalarında kadınları hep pozitif ayrımcılıkta bulunan partilerin yapmadığını MHP olarak biz yapıyoruz. Ve ikinci sıramızı bir kadın adaya teslim ediyoruz. İkinci sıra gibi çok stratejik bir konum kadın adayda ve bunun şovunu da yapmıyoruz. Bizim kadına gösterdiğimiz hassasiyet şovdan ziyade uygulamalarımızda vardır. Biz sözde değil özde hassasiyet taşıyan bir partiyiz.
Sokaklarda müzik çalan hiçbir aracımızı göremezsiniz
Seçim kampanyasında gösterişli organizasyonlar düzenlemek yerine sade bir şekilde vatandaşlarla birebir görüşüyorsunuz. Bu bir seçim stratejisi mi yoksa sizin yaşam tarzınız mı?
Bu gösterişli organizasyonlar zaten benim yapıma ters. Gösterişli organizasyonların, insanların sadece kendilerini tatmin ettiğini düşünüyorum, başka hiçbir işe yaramaz. Yapı olarak da dediğim gibi, bana ters bir durum. Çok sade bir seçim geçiriyoruz. Bunun deprem sonrası yapılan bir seçim olması da önemli. Mesela müzik çalan hiçbir aracımızı göremezsiniz sokaklarda. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi olarak tüm Türkiye genelinde depremden dolayı, propagandalarımızda müziği yasakladık. Halk ziyaretlerimizde veya buraya gelirken, dışarıda gezerken gösterişten uzak, işe odaklı çalışan biriyim. Ben her gün sabah saat 7’de güne başlarım, gece 1’de günüm biter ve tamamen de bu 7-1 arasında işime odaklıyımdır. Sosyal hayatımdan asla vazgeçmem. Sosyal hayatım devam eder ama işimle birlikte yürütürüm.
Tüm mesaimizi Eskişehir’e harcayacağız
Eskişehir için tüm mesaimizi harcayacağız ve o gösteriş yapan arkadaşların da kendisini tatmin etmekten başka bir şeyi olmuyor. Bu gösterişlerin etkisi olsa dahi ben yapmam. Neden yapmam, bir yere 10 kişi gidip de kapının önünde 15 kişinin beklemesinin nasıl bir esprisi olabilir. O insanları işinden alıkoyuyorsunuz, sokaktaki insanları rahatsız ediyorsunuz. Ben bu esnaf ziyaretlerinde de aynısını yapıyorum. Bana diyorlar ki 20-30 kişi destek verelim. Bana gelip de destek verecekleri bir durum yok. Onun yerine diyorum gidin, beni anlatın insanlara. Çünkü ben kendimi zaten anlatacağım. Bunlar artık siyasette çok eğreti duran hareketler.
6 milletvekili Eskişehir’in sorunlarını birlikte çözelim
Şu anda çok sade bir seçim çalışması yürüten Bülent Maşaoğlu görüyoruz. Kahveye gidiyor, Köprübaşı’na gidiyor, Hamamyolu’na gidiyor… Milletvekili seçilirseniz Eskişehir adına neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Havaalanının iç hat seferlerine açılması bu konuyla ilgili, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi ve Teknik Üniversite ile bir heyet kurduk, öğretim görevlilerinden oluşan ama sahadan da insanların olduğu, ben sadece akademik bir problemler zincirinin takipçisi olmak istemiyorum, ben aynı zamanda sahadan insanların da görüşlerinin olduğu projeleri savunmak, yönetmek ya da organize etmek istiyorum. Bu konuyla ilgili yaklaşık 1 senedir çalışmalarımız devam ediyor. Onun haricinde bitmeyen bir Alpu yolumuz, Seyitgazi yolumuz, Sarıcakaya, Kırka’dan devam eden yol, ölüm yolu diye ifade edilen… Hatta gençlerin de, geçen Alpu’da gördüm ‘Aşkımız Alpu yolu gibi hiç bitmeyecek’ diyor. Onun haricinde Organize Sanayi’den Gemlik’e raylı sistemin tamamlanması. Aslına bakarsanız bütün adaylar sorunları biliyor. Bütün adayların da sorunları çözüm yolları da aynı şekilde ama Eskişehir’in şu problemi var, seçildikten sonra Eskişehir ‘in tüm milletvekilleri bir araya gelelim, bu problemlerin çoğu bir milletvekiliyle çözülecek problemler değil ama iktidarıyla muhalefetiyle 6 milletvekili ortak her ay toplanalım ve Eskişehir’in sorunlarını birlikte çözelim. Katılmayan olursa da, bunu sizler deşifre edin.
Kimse gelmezse de ben bunun mücadelesini tek başıma veririm. Kaçtığı yere kadar kovalarım. Bizde birlik beraberlik, şehir ruhuna çok fazla dikkat edilmiyor. Eskişehir’in sorunları ile ilgili Ankara’da sonuna kadar mücadelesini vereceğim, kavgasını vereceğim. Zaten her gün burada sizlerle birlikte zamanımı geçireceğim. İkametgahımı da Eskişehir’e alıyorum.
Herkeste telefon numaram var
Telefonlarımız susmuyor. Herkeste telefonumuz var. Telefon numarasını genellikle siyasetçiler paylaşmazlar ama telefon numaranızın vatandaşta olması ise çok büyük bir ayrıcalık. Belki vatandaş sizi ömrü boyunca aramaz ama o rehberde numaranızın bulunması onun için bir güçtür. Yani başım sıkıştı, derde düştüm dediği anda arayabilirim der. Bu vatandaş için bir güçtü ve bizim de ona verdiğiniz kıymeti gösterir. Evvelden beri kullandığım numaram herkeste var ve bundan sonra da tüm Eskişehirlilerde olacak.
MHP’ye ihtiyacın olduğu bir dönem
Seçime sayılı günler kaldı, siz de çok çalıştınız Eskişehirlilere ne mesaj vermek istersiniz?
20 aday adayı müracaat etti partimizden ve 6 tane aday arkadaş belirlendi. Diğer siyasi partilerden ayrıştığımız nokta, biz 6 aday kol kolayız. Arkamızda dimdik duran bir il başkanı, önümüzde de şu anki vekilimiz. Şu anki vekilimiz de sahada. Bizim belki de en büyük avantajımız bu. Gençlik kollarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, hep birlikte bir seçim süreci yürütüyoruz. Gerçekten 6 adayımızın 6’sı da pırıl pırıl. 6’sı da birbirine kefil. Türkiye’nin etrafı ateş çemberi. Son 5 yıllık süreçte yaşadıklarımız zaten belli. Pandemi, Rusya-Ukranya Savaşı, Suriye politikamız ortada, Ermenistan olayı var, Yunanistan Adalar meselesi, Doğu Akdeniz’deki haklarımızın gasp edilmek istenmesi, Mavi Vatan olayı. Yani bu süreç MHP’ye bu ülkenin ciddi bir ihtiyacın olduğu bir dönem. Şu an 48 vekille temsil ediliyoruz. Hedefimiz 148 Milletvekili. Biz bir evvelki seçim beyannamemizde vermiş olduğumuz sözlerin hepsini yerine getirdik. Bunu 48 milletvekiliyle yaptık. Eğer ki 148 Milletvekili ve ciddi bir oy oranıyla Meclis’e girersek ülkemizin geleceği açısından da, özellikle şu kaotik ortamda çok ciddi çalışmalar yapılacağını söyleyebilirim. Geçen sefer vermiş olduğumuz vaatlerin yüzde 96’sını yerine getirmişiz ki, 48 milletvekili olan bir parti için bu çok ciddi bir oran. Bu sefer 100 tane vaadimiz var ve bu 100 vaadimizin de inşallah 100’nü birden faaliyete geçireceğiz. İşçimizden tutun fabrikatörümüze kadar bütün herkesin sorunlarını biliyoruz ve bu sorunlara çözüm odaklı hem genel merkez nezdinde hem Eskişehir il başkanlığı nezdinde çalışmalarımız devam ediyor.
Buna müsaade etmeyiz
Seçime doğru giderken Türkiye’nin toprak bütünlüğüyle ilgili bazı siyasetçilerden kabul edilemeyecek sözler duyuyoruz. Bununla ilgili beklentisi olan bazı siyasetçiler olduğunu görüyoruz. Kapalı kapılar ardından gelen mesajlar var. Bu noktada yarım asrı aşkın süredir MHP zaten bu anlamda bir emniyet sigortası görevi görmüştür. Ülkenin hassasiyetlerini ön plana çıkartmıştır. Mesela şöyle, geçenlerde bir siyasetçi çıktı dedi ki, ben onlara siyasetçi de demiyorum zaten, ‘100 yıllık bir sistemi yıkacağız’ dedi. Biz de diyoruz ki, ‘100 yıllık sistemi yıkacağız diyenlerle yüzlerce yıl bu devleti yaşatacağız diyenlerin seçimi’ ve yüzlerce yıl biz bu devleti yaşatacağız. Bir taraf diyor 100 yıllık devleti yıkacağız, bizler de diyoruz yüzlerce yıl yaşatacağız bu devleti. Bundan dolayı, halkımız şunun aslında farkında bu memlekette bir beka problemi var mı? Gerçekten var. Maalesef cezaevinde ülke yönetmeye talip olanlar var buna müsaade etmeyeceğiz, tabi demokratik yollarla… Türk insanının bunu gördüğüne inanıyoruz. Bu konuda da bizi yalnız bırakmayacaktır. Bunu biz Eskişehir’de de görüyoruz. Meydanlara çıktığımız, kahvehanelere girdiğimiz zaman insanlar ciddi bir beka problemiyle karşı karşıya olduğumuzu biliyorlar ama Allah’ın izniyle bize güvensinler, yarım asrı geçen mazimiz buna kefildir, gelecekte de hiçbir çizgi sapması olmadan Türk Milleti’nin, Türk Devleti’nin bölünmez bütünlüğünü canımız pahasına da olsa koruyacağız.
Atatürk, o bizim önderimiz, o bizim liderimiz, partimizin kuruluş sebebi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Eskişehir mitinginde ‘Mustafa Kemal diyenlerin adresi Milliyetçi Harekettir’ ifadesi var bu konuda ne söylemek istersiniz?
Rahmetli genel başkanımız Alp Arslan Türkeş’in bir sözü vardır; ‘Cumhuriyet Halk Partisi eğer ki Atatürk ilkelerinden sapmamış olsaydı, ben Milliyetçi Hareket Partisi’ni kurmazdım’ der. Biz CHP’nin Atatürk tarafından kurulmuş olmasına rağmen, kuruluş ilkelerine aykırı davrandığını düşünüyoruz. Bir İstanbul İl Başkanları örneği var, Canan Kaftancıoğlu örneği var. 1915 olaylarına ‘Soykırım’ diyen CHP İstanbul İl Başkanı var. Ağzını, yüzünü kapatarak polise, askere taş atarken fotoğraflarının olduğu bir il başkanı var. O sebepten dolayı, biz Türk Milliyetçileri olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü kendimize örnek aldık. Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi manada kullanılmasını istemiyoruz. Nasıl ki dinimizin kullanılmasını istemiyorsak siyasi manada, Mustafa Kemal Atatürk’ün de kullanılmasını istemiyoruz. Neden istemiyoruz, o bizim Cumhuriyet’imizin kurucusu. O bizim önderimiz, o bizim liderimiz, partimizin kuruluş sebebi. Maalesef ‘Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti’yiz’ diyenler aynı zamanda şunu da diyebiliyorlar, ‘Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz sloganından rahatsız oluyoruz’ da diyebiliyorlar, İstanbul İl Başkanı… Ben hiç rahatsız olmuyorum, çok da hoşuma gidiyor. Hepimiz gerçekten ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ ama kalkıp da siyasi manada ben bunu kullanmıyorum. Kullanmayı da Atatürk’e hakaret kabul ediyorum. O çünkü ne CHP, ne MHP ne AK Parti’nin değil, Türk milletinin lideriydi.
Kaynak: Haber Merkezi