Kılıç açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıldönümü, yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu anmak değildir. Bu tarih, işgale karşı ayağa kalkan bir milletin Kuvayı Milliye ruhunun, bağımsızlık iradesinin ve Cumhuriyet fikrinin siyasal örgütlenmesini hatırlamaktır. CHP olarak kuruluşumuzun 103. yılında ‘Yerimiz belli, yurdumuz belli, yolumuz bellidir. 103 yıldır Atatürk’ün yolunda aydınlık yarınlara’ doğru yürüyoruz.
CHP’nin kökleri, Anadolu’nun emperyalist işgale karşı direnişinde ve Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Millî Mücadele’dedir. Kuvayı Milliye, emperyalizmin Anadolu’yu parçalama hesabına karşı milletin kendi kaderine sahip çıkmasıydı. Sivas Kongresi’nde ortaya konulan anlayış, farklı bölgelerdeki direnişleri ortak bir iradede birleştirdi. TBMM’nin açılmasıyla bu irade devletleşti. Büyük Taarruz’la işgal orduları Anadolu’dan söküldü. Lozan’la bağımsız Türkiye’nin uluslararası temelleri atıldı.İşte CHP’nin kuruluş anlamı burada aranmalıdır.CHP, Kuvayı Milliye’nin siyasi mirasını taşıdığı ölçüde CHP’dir. Bu mirasın temelinde emperyalizme karşı bağımsızlık vardır. Ekonomide bağımsızlık vardır. Millî egemenlik vardır. Tam bağımsızlık vardır.Atatürk’ün “Tam bağımsızlık” anlayışı, yalnızca askerî bağımsızlık değildi. Siyasal kararlarını başkasından almayan, ekonomisini başkasının çıkarlarına teslim etmeyen, eğitimini, hukukunu ve üretim gücünü kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren bir Türkiye hedefiydi.
Emperyalizm biçim değiştirir ama hedefleri değişmez. Dün işgal orduları vardı; bugün ekonomik bağımlılık, dış müdahale, taşeronlaşma ve stratejik alanların yabancı çıkarlarına açılması gibi yöntemler gündeme gelebilir. Türkiye’nin bağımsızlığını savunmak, dün olduğu gibi bugün de yalnızca sınırları korumak değildir. Üreten Türkiye’yi, güçlü sanayiyi, bağımsız tarımı, millî eğitimi ve kamu kaynaklarının millet yararına kullanılmasını savunmaktır. CHP’nin tarihsel görevi de burada başlar. CHP, kuruluş ruhunu yaşatacaksa Kuvayı Milliye’nin antiemperyalist damarını yeniden güçlü biçimde ortaya koyacağız. TBMM’nin millî egemenlik iradesi ve Cumhuriyet’in bağımsızlıkçı karakteri; günlük siyasi hesapların üzerinde duran bir tarihsel sorumluluktur. Bu nedenle CHP’nin kuruluş yıldönümü, sadece geçmişe bakarak kutlanacak bir gün değildir. Geleceğe verilen bir sözdür. Kuvayı Milliye’den Cumhuriyet’e uzanan yolun özü budur”





