Ektaş emeklilikle ilgili yaşanan sıkıntıları şu sözlerle aktardı, “Emeklilik kurumuyla güdülen amaç, üstün fayda, öznelerinin durumu birlikte ele alındığında, emekliliğe hak kazanılması için gerekli asgari şartlar konusunda, yurttaşların istihdam ve çalışma statüleri temelinde hiçbir ayrımcılığa tabi tutulmamaları zorunludur. Ancak, ülkemizde neredeyse her alanda yaşadığımız, kanıksadığımız, haklı ve makul hiçbir gerekçeye dayanmayan, keyfi, ayrımcı, adaletsiz uygulamalar emeklilik kurumunda da baş edilmesi gereken sorun olarak durmaktadır. Ülkemizde halen geçerli olan mevzuata göre, sigortalı olarak çalışan işçiler 7200 gün prim ödeyerek emekliliğe hak kazanırken, Bağkur’a tabi esnafın ve emekli sandığına tabi memurun 9000 gün prim ödemesi gerekmektedir. Yani, bir esnafın yanında ya da bir mühendisin yönetiminde çalışan işçisi 7200 gün prim ödeyerek emekli olabilirken, bizzat kendisi de bedenen ve alın teriyle çalışan esnaf, işçinin yönetiminden sorumlu mühendis işçisinden 1800 gün daha fazla prim ödeyerek yani en az 7-8 yıl daha fazla çalışarak emekli olabilmektedir” diye konuştu.
Bu ayrımcılık büyük adaletsizlik
Ektaş, şöyle devam etti, “Sadece, istihdam ve çalışma statülerinin farklılığından dolayı yurttaşların emeklilik haklarında böylesi mesnetsiz bir ayrımcılık yapılması büyük adaletsizliktir.
Bu adaletsizlik, EYT olarak bilinen emeklilikte yaşa takılanlar probleminin çözümü için yapılan çalışmalarda da giderilmemiştir. Esnafımız, çiftçimiz, serbest meslek erbabımız, bu haksızlığa karşı isyandadır, sesini duyurmaya çalışmaktadır.
Ektaş, sorunun çözümü için AHPADİ olarak şu önerilerde bulundu;
1) Emeklilikle ilgili hizmetler, SSK, BAĞKUR, Emekli Sandığı ayrışmasından çıkarılarak eşitlikçi bir anlayışla ele alınmalıdır.
2) Emekliliğe esas sigortalılık başlangıç tarihleri arasındaki ayrım kaldırılmalı, BAĞKUR’lular için de emekliliğe esas sigortalılık başlangıç tarihi işyeri açılış tarihi olarak kabul edilmelidir.
3) İstihdam statüsüne bakılmaksızın, emeklilik şemsiyesi altında olan tüm prim sahipleri için 7200 olacak şekilde tek bir asgari prim gün sayısı kabul edilmelidir.
4) Asgari prim tutarı, emekli olunduğunda ve emeklilik süresince en az asgari ücret seviyesinde aylık almaya hak kazandıracak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
5) Düzenlemenin yasalaştığı tarih itibarıyla 7200 gün prim ödeyen ve yaş şartını sağlayan tüm esnaf, çiftçi, serbest meslek sahibi, bağımsız çalışanın emeklilik hakkı tanınmalıdır.
6) Emeklilik aylığı bağlama oranları arasındaki farklılıklar kaldırılmalıdır.
7) Az ve düşük tutarlardan prim ödeyenlerle, çok ve yüksek tutarlardan prim ödeyenler için bağlanacak emekli aylıkları arasındaki oransal fark sabit tutulmalı, seyyanen ya da kriz dönemlerinde yapılan destek artışlarıyla bu farkın çok prim ödeyenler aleyhine bozulmasına izin verilmemelidir.
8) Primini döneminde ödeyemeyen Bağkur’luların da, SSK’lılar gibi belirli bir süre sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkan sağlanmalıdır. Esnaflarımızın, çiftçilerimizin yıllardır süren feryatları haksız değildir. Çözüm siyasettedir. İktidarı, muhalefeti, bir an önce bu sorunu köklü çözüme kavuşturacak adımları atmalıdır. Yeni oluşacak Mecliste görev almaya talip Milletvekili adaylarını, bu sese kulak vermeye davet ediyoruz.