HABER AKIŞI

“Talip olmam” dediğine bakmayın, her iki seçimde de aday olmak istiyor

 Tarih: 16-04-2018 04:00:00
Vedat Alp

Büyükşehir Belediye Başkanı, Yurt Gazetesi’ne konuşuyor.

Konu, yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi…

Yanıtı aranan soru da kendi adaylığı…

Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için diyor ki;

“…Ben bugüne kadar hiçbir zaman hiçbir göreve talip olmadım. Daima bana teklif edilmiştir. Memlekete hizmet borcu olarak kabul etmişimdir.”

Söyledikleri böyle…

“İlk kez söylüyor” değil…

Yıllardır hep aynı şeyleri söylüyor.

Söylemesine söylüyor da gerçekten de öylemi?

“Evet” demek olanaksız…

Tamam… “Aday adayı” olarak yazılı başvuru yapmıyor.

Ancak köşesinde oturup “teklif gelsin” diye de beklemiyor.

Neler yapıyor neler…

Kendisi “talibim” demezken bir başkasının “talibim” demesine de izin vermiyor… Açıktan söylenmesi şöyle dursun imada bulunulmasına bile tahammül edemiyor.

Kendisine rakip olma olasılığı olanların önünü kesmek için yaptıkları da malum… “Savaş açıyor” dense yeridir.

Uzun sözün kısası süreci bloke ederek kontrolün kendisinde olmasını sağlıyor… Aday belirleme yetkisine sahip olanları “kendisine mahkum” hale getiriyor.

Sonuçta aday olmakla kalmıyor “tek belirleyici” oluveriyor.

Bugüne kadar hemen her yerel seçimde aynı taktiği uyguladı.

Bugün sergilediği yaklaşımlar da farklı değil…

Aynı taktiği uyguluyor.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile kamuoyu önünde karşıya gelmelerinin asıl nedeni “görüş ayrılığı” falan değil ki…

“Taktik icabı” demek daha doğru olur.

Neyse…

Bakmayın siz yine “ben hiçbir göreve talip olmadım” dediğine… Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bir kez daha “aday olmak” istiyor.

Bu “bir sır” falan da değil…

Son zamanlarda kendisini ziyaret edenler çok iyi biliyorlar.

Kamuoyuna “adayım” açıklaması yapmasa da kendisini ziyaret edenlere açıkça “adayım” diyor.

Yerel seçimlerle ilgili yaklaşımları böyle…

Cumhurbaşkanlığı adaylığına gelince…

“Cumhurbaşkanlığı için adaylık görevi verilirse kabul eder misiniz” sorusu karşılığında diyor ki;

“… O günkü koşullara, Türkiye ve dünya nereye gidiyor, bunlara bakmak lazım. Tabii çok önemli bir görev. Türkiye’nin tekrar parlamenter rejime dönebilmesi için siyasi partiler ve seçim kanunlarının değiştirilmesinden sonra yeni bir anayasa değişikliği şart. Böyle bir hizmeti yapabileceğime kanaat getirirsem niye yapmayayım.

Bu büyük bir görev Türkiye için. Türkiye’de demokrasi için, ülkenin geleceği için tek adam rejiminin karşısındayım. Parlamenter rejimin, siyasi partilerin temsil edildiği, her siyasi kesimin temsil edildiği bir parlamentonun korunmasına olan inancımı muhafaza ediyorum…”

Dedikleri böyle…

Aynı konuda daha önceki söylediklerinden çok farklı değiller…

Yalnız bu “adaylık Genel Başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na yakışır” demiyor.

Tam aksine “teklife açık” olduğunu vurguluyor.

“O günkü koşullara bakmak” dediğine falan bakmayın.

Cumhurbaşkanlığı ile ilgili kişisel kararını çoktan vermiş durumda…

“Aday olmak” istiyor.

Dahası bu istek “yeni oluşmuş” da değil…

Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de “aday olmak” istedi.

Yalnızca istemekle kalmadı.

“Yoğun bir kulis çalışması” da yürüttü.

Çalışmalar sonunda “aday olacağına” inandı.

Öyle ki “adaylığına kesin gözle bakıyordu” dense yeridir.

Yakın çevresi tatil programlarını bile seçime göre ayarlamışlardı.

Ancak olmadı.

O “aday olarak” isminin açıklanmasını beklerken açıklanan aday ismi Ekmelettin İhsanoğlu oldu.

O zaman Büyükşehir Belediye Başkanı olarak “aday olmak” istiyordu.

Bugünde isteği değişmiş değil…

Hem önce Büyükşehir Belediye Başkanlığı için sonra da Cumhurbaşkanlığı için aday olmak istiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için uyguladığı taktik aynı…

Ancak Cumhurbaşkanlığı adaylığı için uyguladığı taktik bir öncekinden farklı…

Yalnızca “kapalı kapılar arkasında kulis çalışması” ile yetinilmiyor. Genel kamuoyuna yönelik “algı operasyonu” ile aday belirleme yetkisine sahip olanlar “baskı altına alınmaya” çalışılıyor.

Önümüzdeki süreçte taktikler daha da geliştirilebilir.

İki seçime yönelik taktikler başarılı olur mu?

Soruya yanıt vermek çok zor…

Bekleyip göreceğiz…

Yalnız şu bir gerçek…

Cumhuriyet Halk Partisi’nde; gerek Cumhurbaşkanı adayı, gerekse Büyükşehir Belediye Başkanı adayı belirleninceye kadar Türkiye genelinde olmasa bile Eskişehir düzeyinde ciddi sıkıntılar yaşanır.

Eskişehir, CHP genel merkezinin başını çok ama çok ağrıtır.

HABER ARŞİVİ
Yukarı