istanbul escort
HABER AKIŞI

Süreçte üstlenilen rol ne kadarsa sonuçtaki pay da o kadar olur

 Tarih: 15-05-2019 12:39:29
Vedat Alp

Yerel seçimlerin “Eskişehir galibi” hangi parti?

Sorunun yanıtı belli… Tartışmasız Cumhuriyet Halk Partisi…

Seçimlere, 5 belediye başkanı ile girdi. Sahip olduğu belediye başkanlıklarını koruduğu gibi üzerlerine 2 yeni belediye başkanlığı ekledi.

Büyükşehir Belediye Maclisi’nde de sayısal çoğunluğu elde etti.

Böylesi kazanımlar sağlayan sonuçları “başarı” olarak nitelendirmemek yanlış olur.

Daha fazlası olamaz mıydı?

Elbette ki olabilirdi.

Ancak bu kadarı da “başarı” sayılır.

Aksini söylemek olanaksız…

Başarıda etkili olan faktörler oldukça fazla…

“Etkili” olanlar arasında İl Yönetim Kurulu var mı?

Kimilerine göre “var”…

Olağanüstü kongre taleplerinin “yersiz” olduğunu kanıtlamak için öne de sürülüyor.

“Seçimde başarı sağlamış bir İl Yönetim Kurulu varken, olağanüstü kongreye ne gerek var” deniliyor.

Peki, gerçekten öyle mi?

Bir başka anlatımla da seçim sonuçlarına bakılarak “İl Yönetim Kurulu başarılıdır” denilebilir mi?

Soruyu, yalnızca sonuçlara bakarak yanıtlamak doğru olmaz…

Soruya yanıt vermeden önce, o sonucu doğuran sürece, daha açık bir anlatımla da seçim sürecine bakmak gerekli…

O süreçte üstlenilen rol ne kadar ise sonuçlardaki pay da o kadar olur.

Seçim sürecindeki rolleri belirlemek de zor değil…

Yanıtlanması gereken sorular var.

-Belediye başkanı adaylarının belirlenmesinde, İl Yönetim Kurulu’nun etkisi ne kadar oldu?

Sorunun yanıtı belli…

“Yok” denilecek kadar az…

Adayların kim tarafından belirlendiğini cümle alem biliyor.

-Belediye meclisi üyesi adaylarının belirlenmesinde, İl Yönetim Kurulu’nun etkisi oldu mu?

Bu sorunun yanıtı da belli…

Belediye başkanı adaylarının belirlenmesinde olduğu gibi “olmadı” dense olur.

Genel merkez, “belediye meclisi üyelerinin eğilim yoklaması ile belirlenmesi” olanağı sağladı. İlçe örgütleri “olanağın değerlendirilmesini” istediler. İl Yönetim Kurulu buna bile izin vermedi.

Adaylar konusunda İl Başkanı’nın yaptığı tek iş oldu.

O da hazırlanan listeleri Seçim Kurulu’na teslim etmek… Başkaca bir şey yok.

-İYİ Parti ile yapılan ittifakta İl Yönetim Kurulu’nun aktivitesi oldu mu?

Bu sorunun yanıtı da belli…

İYİ Parti İl Başkanı Ramis Tunca, son derece aktif bir rol üstlendi. Görüşme sürecini yakından takip etti. Gelişmeler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kamuoyu, görüşmelerin kesin sonucunu bile O’nun yaptığı açıklamadan öğrendi.

Yaptıklarının hepsi için “doğru” demek olanaksız… Ciddi yanlışlar yaptı. Hatta fiyaskoyu dönüşen açıklamalarda da bulundu.

Öyle de olsu “paylaşımda partisinin kazançlı çıkması” için büyük çaba verdi.

O bunları yaparken Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı ne yaptı?

Kamuoyuna yansıyanlara bakılırsa “hiçbir şey yapmadı” demek yanlış olmaz.

Sürece müdahil olduğunu gösteren en küçük bir belirti yok.

Müdahil olmak yerine “işi genel merkeze bırakmayı” tercih etti.

Sürece müdahil olsaydı, Mihalıççık ve Sivrihisar’da açıklanan adaylar geri çekilmeyebilirdi. Doğal olarak Mihalıççık Belediye Başkanlığı da doğrudan kazanılmış olurdu.

Uzun sözün kısası, ittifak görüşmeleri sırasında da İl Yönetim Kurulu’nun bir rolü olmadı.

-Seçim çalışmaları sırasında İl Yönetim Kurulu tarafından neler yapıldı?

Doğalında, sorunun yanıtının uzunca bir liste oluşturması gerekir.

Ama ne gezer…

Seçim süreci boyunca İl Yönetim Kurulu tarafından yapılan tek etkinlik var.

O da “aday tanıtım toplantısı…”

Sahi bir de Genel Başkan’ın “geliyorum” demesi üzerine seçime bir gün kala yapılan “organizasyon” vardı.

Kapsamı da malum… Bir otelde katılımcıların büyük bölümünü partililerin oluşturduğu bir toplantı ve yürüyüş...

A.Kadir Adar, İl Başkanı olduğunda “seçim çalışmaları parti binasında ve İl Başkanı tarafından yönetilecek” denilmişti.

Denildiği ile kaldı.

Seçim çalışmalarının nerelerde ve kimler tarafından yönetildiği biliniyor.

İl Yönetimi ne yaptı?

Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanı adaylarının düzenlediği etkinliklerin mesajla partililere duyurulmasını sağladı. Bunu yaparken bile sıkıntılar yaşandı ya neyse…

Sahi unutmayalım… İl Başkanı tarafından yapılan bir şey daha var.

 O da “Odunpazarı ve Tepebaşı tarafından düzenlenen etkinliklerde kürsüye çıkıp konuşma yapmak”…

Uzun sözün kısası, “seçim süreci İl Yönetim Kurulu tarafından yönetildi” demek olanaksız…

-Peki, seçim sonuçlarını takip etme konusunda İl Yönetim Kurulu’nun yaptığı ne var?

“Şu yapıldı” demek çok zor.

Seçim sonuçları, Odunpazarı ve Tepebaşı tarafından oluşturulan merkezlerde takip edildi. İl yöneticileri de sonuçları o merkezlerden öğrendi.

Seçim sürecindeki rolleri tespit etmek için yöneltilen sorular çoğaltılabilir.

Ancak uzatmaya gerek yok. Bu kadarı bile yeterli…

Sorularını yanıtlarını ortaya koyduğu bir gerçek var.

Adayların belirlenmesinden seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar devam eden süreçte, İl Yönetim Kurulu’nun üstlendiği rol “yok” denilecek kadar az…

Süreçteki rolü bu kadar az olan bir kurul, o sürecin sonunda oluşan sonuçta “büyük pay sahibi” olabilir mi?

Elbette ki olamaz…

Süreçteki rolü ne kadarsa sonuçtaki payı da o kadar olur.

Peki, durum böyle iken seçim sonuçlarına bakarak “İl Yönetim Kurulu başarılıdır” denilebilir mi?

Yanıtını söylemeye gerek var mı?

Elbette ki, denilemez… Denildiğinde de inandırıcı olmaz…

HABER ARŞİVİ
Yukarı