istanbul escort
HABER AKIŞI

Yaralar bir an önce sarılmalı…

 Tarih: 12-06-2019 04:00:00
Mehmet Göktekin

 

Doğal afetlere insan olarak yapabileceğimiz bir şey yok. Doğal afetleri durdurabilecek daha hiçbir teknoloji üretilebilmiş değil. Doğal afetlerde insan olarak canımızı ve sevdiklerimizi muhafaza edebildiğimize şükredebiliriz ancak… Ancak doğal afetler yaşıyoruz diye de her şeyi bir kenara bırakacak değiliz. Afetlerin sebep olduğu zararları ne kadar çok erken telafi edebilirsek hayata o kadar çabuk döneriz. Son birkaç gündür yağan aşırı yağmurların sebep olduğu afet düzeyindeki yaşanmışlıklar genellikle ekili alanlar üzerinde etkili oldu. Tarımsal ürünlerin Pazar fiyatlarının çokça tartışıldığı son dönemde üreticinin zararlarının telafisi bir an önce gerçekleşirse üreticimizde hayata biraz daha çabuk dönmüş olur. Bu bakımdan ekili alanları zarar gören çiftçi ve üreticilerimizin bu zararların tespiti ve adaletli bir biçimde giderilmesi üreticimizi yeniden toprağa bağlayabilir. Bu sebeple yaşanmışlardan hareketle üreticinin yanında olunduğunun fark ettirilmesi için gerekli çalışmalar umut ediyorum ki yapılıyordur.

Sadece ekili alanlar meselesi değil elbette, köyden mahalleye dönen alanlardaki vatandaşlarımızın da maddi zararları karşılanabiliyorsa, yaraları sarılabiliyorsa, devletimizin şefkatli eli onlara hissettirilebiliyorsa sorunların çözümü daha da kolaylaşır…

+++

TEK BİR KURUM DEĞİL

Kast ettiğimiz tek bir kurum değil… Toplumsal bir seferberliktir aslında kastettiğimiz. Yerel yönetimler, valilik, kaymakamlıklar tam bir uyum ve işbirliği içinde hareket etmelidir: bu arada AFAD ve özellikle de Kızılay’ın afet olan alanlara tezelden ulaşmaları vatandaşlarımıza sahip çıkma konusundaki hassasiyetleri de her türlü takdirin ötesindedir. Örneğin Türk Kızılayı Eskişehir Şubesi’nin afet gören alanlara ulaşıp onlara battaniye ve yiyecek yardımında bulunması AFAD’ın devletin şefkatli elini hissettirmesi. Yerel yönetimlerin ulaşımda yaşanan aksaklıkların giderilmesi için gösterdiği çabalar Eskişehir açısından son derece değerli ve alkışlanacak bir harekettir. Benim çağrım birimsel değil kurumsaldır. Koordineli ve uyum içerisinde hareket edilmesi yönündeki bir çağrıdır. Bunu başardığımızda emin olun çok daha büyük mesafeler alacağız ve sıkıntılarımızın önemli bir bölümünü aştığımızı göstereceğiz.

+++

 İYİ Kİ KIZILAYIMIZ VAR…

Son yaşanan sel afeti dolayısıyla dikkatimi çeken en önemli şey Kızılay’ın anında afet yaşanan alanlara ulaşması ve vatandaşlara “yanınızdayız mesajı” vermesidir… Hatırlıyorum 17 Ağustos 1999 depremini. O gün Kızılay’ın ne kadar hantallaştığını, ne kadar hareket kabiliyetini kaybettiğini.. Ne üzülmüştük? İçinde bulunduğu deprem felaketinin yaşandığı alanda 3 günde organize olamamış, vatandaşlara “yanınızdayız mesajı” vermekte gecikmişti. O günlerde Kızılay çok eleştirildi. Ama artık görüyoruz ki Kızılay’ın hareket kabiliyeti bir hayli artmış. İlk ulaşan, ilk ses veren, ilk “buradayım” mesajı veren kurum olmuş… Allah bozmasın… Allah eksikliğini vermesin… Kızılay yıpranmışlığını, erozyonu ve üzerindeki hantallığı atmış ve yeniden toplumun güvenini kazanma yolunda çok pozitif gelişmeler kaydetmiş… Bu gelişmeleri gördükçe, “İyi ki Kızılayımız var” diyebiliyorum. Eminim vatandaşlarımızda aynı kanaattedir…

HABER ARŞİVİ
Yukarı